|
İki ilikten biri (Ömer Abidinoğlu, 17 Mayıs 2009) Zincirlikuyu mezarlığı hep böyledir. Sessiz, sakin ve huzurlu. Korkulacak hiçbir şey yok. aslında var. Mezarlığın etrafına baktığınızda görürsünüz. Dev gibi plazalar, arsızca göğe yükselmektedir. kapitalizm, ölülerin karşısına dikilmiş, şımarık şımarık gülümsemektedir. Yaratanın yarattığı güneş, büyük camlarından ölülerin mezarlarına düşer. Bendeki mezarlık tutkusunu bilen bilir. Bilen de bilmez, bildiğini sanar; o ayrı.Arabayı camiinin yanında park ettim. Cebimde takke her daim, mekruh sorunu yok. Abdest de var. Haydin namaza. Ufak bir camii, 16. adanın yanında. Kapıyı yokladım, kapalı. Kıble yönü ? Camlardan içeri baktım. Buldum, ona göre giriş kısmında namaza durdum. Namaz bir anlamda mirac imiş. Biraz da toprağın altında, nefeslenme çabası sanki. Aslında buraya gelmek aklımda yoktu. Bir yerden dönerken yolumun üstündeydi, giriverdim. Cazibesi var mezarlıkların; öğretecekleri var ölülerin. Tokyo terlikle "şap şap" diye yürüyorum; komik görünüyorumdur muhtemelen. Ama ben komikliği, çırılçıplak ezana koşarken görmüş adamım. Hem böyle bir sıcak varken, oldukça rahat ediyor insan. Camiiden ayrıldıktan sonra sigaramı yaktım. Sallana sallana, etrafa baka baka ama en çok da koklaya koklaya yürüyorum. Ölümü kokluyorum. Biraz aşşağıda, mahallemden bir arkadaşımın pek mübarek dedesi yatıyor. Utanç kaynağıdır. Yanlış anlamayın; sabah namazına, o yaşta, eksiksiz bir şekilde cemaatle devam eden dedemiz, biz genç nesil için bir utanç kaynağı yaratır. Sabahlara kadar boş boş bilgisayar karşısında oturduğum günler, dedemizin apartman kapısını açması ile başka bir anlama bürünürdü. Camdan usulca bakardım. İşte yine çıkmış, gecenin karanlığına ve dünyaya meydan okuyor. Yürüyor. Rabbine gidiyor. Gitti de zaten. Bari dedemize de bir uğruyalım diyorum. Mezarının yeri ezberimde. Yoldan değil, mezarların arasından yürüyorum. Böylesi daha güzel. Uzaktan bakmaya değil, bir nebze ölmeye geldim. Bir araba. Birkaç insan var. Oğlu orda. Beni de tanır ve sever. Tanıyor. Şaşırıyor. Sesleniyor. - Ömer ? - Selamun aleykum - Aleykum selam koçum hayırdır - Ölümü hatırlamaya geldim. dedemize de bir uğruyayım demiştim abi. - Gel koçum. Bu "gel" başka gel. Bu gel herkese nasip olmaz. Bu gel, yanıma, şu yana, bana doğru gel değil. Bu gel, hakkaniyete gel. Bu gel, kendine gel. Konuşuyoruz. Benim dedemi de anlatıyor. Tanırmış ve çok severmiş. "Mübarek adamdı" diyor. "Öyleymiş abi" diyorum. Bazen de "öyleydi" diyorum. Yedi yaşında falandım o sonsuzluğa gittiğinde. Zz çok hatırlıyorum. Sigara bitmeye yüz tuttu, milli adetimiz olduğu üzre yere atıyorum. İzmarit, söneceği bu toprakları yadırgadı mı biraz ? Sanmıyorum. - İki ilikten biri derdi rahmetli, diyor. - O ne abi ? Yüzünü mezara dönüyor. - İki ilikten biri demeye başlamıştı rahmetli ölmeye yakın. Ben de ona sormuştum, "o nedir baba?" diye. Demişti ki, "Kurban olduğum rabbim, ya canımı alsın ya şifamı versin". "Baba daha dur, hayırdır" dedim. Ama o biliyordu. Duası kabul oldu. Bir hafta sonra vefat etti. Burda tire yok. Koymuyorum, çünkü hayatta bazı şeyler üstüne, cevap verilemez; düşünülür. Dualar ve sohbet bitiyor. "Bırakayım koçum" diyor. "Araba var abi yukarıda" diyorum. Selamlaşıp ayrılıyoruz. Yukarı doğru yavaş yürüyorum. Orda gözüme kestirdiğim bir aralık var, mezarların içinde. Ben oraya varmadan, o beni göremeyecek kadar uzaklaşsın istiyorum. Ağlamak ? Yok, amenerresulü. Sesli sesli okuyorum, büyük bir zevk ile. Tatlı bir rüzgar ayaklarıma dolanmaya başlıyor. Algıda seçicilik mi ? Belki de. Ölülere, bir şeyler hatırlatmak istiyorum; onların bana hatırlattığı gibi. Arabama biniyorum. Mezarlıktan çıkarken, "Bir anda içime buraya girme isteği sokan yüce rabbim, her bir adımı kader çerçevesinde nasıl da kurguluyor" diye düşünüyorum. Arabanın burnunu yola sokuyorum. Yol ne hızlı akıyor. Hayat gibi. Bir boşluk bulup "rabbini" düşünebilenler geliyor aklıma bunca şeyden sonra. Bir boşluk bulup yola katılıyorum. Dünyaya doğru akıyorum. Yorumlar: Yorum Ekle | |
|
istediğiniz yazılarınızı iletmek için: iletisim@yetmiyor.net Bu sitede yayımlanan yazılar başka bir platformda izinsiz yayımlanamaz. |
