Hürriyet: Haberin kafeslendiği gazete !


(Ömer Abidinoğlu, 04 Ocak 2009)



Hürriyet'in sürekli olarak eleştiri ve üzerinden yorumlar yapılan sabit bir örnek haline getirilmesinin iki istenilmeyen sonucu olabilir belki. Bunlardan birincisinin Hürriyet gazetesinin yanlış ve ucuz habercilik anlayışının -aslında bunu asla dilemeyen- eleştirenlerin eliyle istem dışı normalize edilmesi ihtimali olduğunu kabul etmek gerekir. İkinci olarak ise ülkenin ve buna bağlı olarak ülke insanının geneline oynayan bu cambaz gazetenin, çeşitli ideolojik gruplarca sürekli ve yoğun hedef haline getirilmesi, yapılan eleştirilere -özellikle bu gazetenin okurları tarafından- ön yargılı yaklaşılmasına sebep olabilir. Fakat daha da çoğaltılabileceğini düşündüğüm bu ihtimaller, daha önce de kullandığım ve bu konuda kullanmayı pek doğru bulduğum ucuz gazetecilik örneklerinin üzerlerinde durmayacağımız, gözümüze çarpan bu örnekleri es geçeceğimiz anlamına gelmez; gelemez.

Hürriyet gazetesinin ilginç bir özelliği de, internet sayfasındaki okur yorumlarından ve bu yorumcuların bakış açılarından, gazetenin hitap ettiği o soğuk ve insana hiç de cazip gelmeyen "genel" kitleyi çözmenin kolay oluşudur diye düşünüyorum. Bunu bilen ve okuyucu kitlesine "yeniden okuma" yaptırarak, okuyucuların bulundukları alanda -bu kelime geniş anlamlı kullanıldı- kalmasını arzu eden Hürriyet de, haberleri ona göre seçiyor. Elbette ideoloji gazeteleri veya bırakın ideolojik bakış açısını neticede her gazete basacağı haberleri belli kriterlere göre seçer; bu tamam. Ama belki de hiçbir gazete seçtiği haberleri, "mevcut okuyucu kitlesinin, önceden bellenmiş dinamiklerini azdıracak" şekilde ele almayı ve sunmayı Hürriyet kadar beceremez. Tüm bunların üzerine hatırlatma ihtiyacı duyacağım önemli bir nokta da şudur: Hürriyet en üzücü, insanlık adına dehşet verici olaylarda dahi bu tutumundan zerre ödün vermez.

İsrail'in, demokratik yollarla ve kesinlikle halkın seçimi ile başa gelmiş, ancak ABD ve uşaklarının ekmeğine yağ sürmediği için dışlanmış ve yok edilmesi gereken bir hedef olarak canavarların sofrasında ortaya koyulmuş HAMAS kontrolündeki Gazze bölgesini vahşice işgal ederek, çocuk ve kadın demeden sivilleri öldürdüğünü inkar edecek birisi olamaz sanırım. Üstelik mistek bombası, kimyasal bombalar dahil olmak üzere Uluslarası Hukuk bazında kesinlikle yasaklanmış silahlarla. Böyle biri olsa bile, İsrail'in yaptıklarına tolerans gösterecek bu kişi, sıkça dem vurulan demokrasi ve özgür düşünce adına, karşısına geçip "Bence Hitler gerekli olanı yapmıştır" şeklinde karşıt bir görüş taşıyan kişiye de tolerans göstermelidir. Gösterebilecek midir ?

Hürriyet, HAMAS liderlerinden Nazir Rayyan'ın İsrail saldırısı sonucu şehit edilmesini (Şehadet kavramına herkes katılmak zorunda değildir, bu nasıl bir haksa sanıyorum benim de kullanıp inanma hakkım vardır) "Hamas lideri X kadar karısı Y kadar çocuğu ile öldürüldü" şeklinde sunmuştur. Çünkü Hürriyet, hem -sanıyorum- %25'ini sattığı yahudilere dolayısıyla o meşhur lobilere hem de kalıplaşmış okuyucularuna karşı bir sorumluluk(!) hissetmektedir. Ben bu gazetenin yahudi ortaklığı veya bağlılığı konusunda oldukça inançlıyımdır; "forward e-mail" spekülasyonları ile yazı kaleme almıyorum. Araştırınız, Hürriyet'in 60.yıl etkinliklerine kimler katılmış ?

Hürriyet bugün Diyarbakır'da yapılan gösterileri de internet sitesine şu şekilde taşıdı:





Yani "Türkiye Türklerindir!" şeklindeki "öte-üniter" söylemi her daim devlet ve ordunun gönlünü okşayan bu büyük(!) gazete, haberi verirken kullandığı üslup ve resim ile şunu demek istemektedir: "İsrail'i protesto edenler sizin, bizim gibileri değil ki ! Çarşaflılar, yobazlar, ötekiler !". Elbette buna karşı çıkacaklarsa bize olması gereken protesto şeklini öğretmelidirler. Masonların yanaklarından makas alarak mı mesela ? Bu haber kesinlikle İsrail'i protesto eden, yürekleri kardeşleri -veya insanlar için- çarpan kesimleri töhmet altında bırakıyor, başkalaştırıyor ve marjinalize etmeye çalışıyor. Okuyucu kitlesi ise elbette böyle bir medya analiz gücüne veya bu analizi yapacak birikime sahip olmadığı için oltaya geliyor, ön yargıları ve gazete tarafından önceden şekillendirilmiş dinamikleri aktif hale geliyor ve "daracık" düşünce kabiliyeti ile başlıyor döktürmeye...Şimdi burada "daracık" düşünce kabiliyeti şeklindeki suçlamamı tüm Hürriyet okurlarına yöneltirsem, eleştirdiğim şeyi yapmış olacağım; biliyorum. O açıdan şunu belirtmek istiyorum, bu eleştirim tanımlarıma uyan, kendilerini yorumları ile belli eden okurlar içindir. Kaldı ki bir gazetenin internet sayfasına yorum yapan kişi mutlaka o gazetenin okuru olmak durumunda değildir.

Hürriyet yine bir başka haberi bugün şöyle taşıdı internet sayfasına, "Türk gemilerinin demirlediği limana füze !". Füzeyi kimin atmış olabileceğini tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım ? Doğru, HAMAS. Bir kere haberin verilişi bilinçli bir şekilde abartılıdır çünkü haberi okuduğumuzda yalnızca bir geminin orada olduğunu öğreniyoruz. Ayrıca HAMAS burada, sanki maksatlı olarak ülkemize ait gemilerin olduğu limanı seçmiş gibi gösterilmektedir. Ülkemize ait bir gemi, koca bir savaştan, onca olaydan ön planda ve daha önemlidir yine..."Aidiyet" kavramının çirkinleştirdiği metinler ve sunuşlar mı diyelim ?

Sonra gözüm başka bir habere kaydı. "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek olmayacak, kulislerden işittim" şeklindeki haberinin ardından gelişen süreçte, bizleri "Çekirgenin üçüncü zıplayışında gerçekten de kalıtsal bir sorun olmalı" şeklinde düşündüren Fatih Çekirge, "2 Milyon - Rekora Doğru" şeklinde kaleme aldığı haberinde, gazetenin internet sayfasını ziyaret eden günlük rakamı çoşa çoşa aktarıyor. Sonra aklıma -21.39 itibari ile hala- bu sitede kendine yer bulamamış Çağlayan Mitingi, bir mankenin don renginden önemsiz Irak ve/veya Filistin şehitleri geliyor. Yahu arkadaş, Hürriyet işini biliyor !

Not: Eleştirdiğim ve bir "strateji" olduğuna ısrarla inandığım ve inanacağım bu gazete oyunlarına çok değerli bir örnek de, Serdar Cevher'in ele aldığı "http://www.yetmiyor.net/yazigoster.php?yazar=scevher&id=183" linkinden ulaşabileceğiniz yazıdır. Mutlaka inceleyin ve acı çeken, zor durumda kalmış vatandaşlarla, bu gazetenin nasıl utanmadan dalga geçtiğini görün !
Not2: Saat 23.55 ve yüz binlerce kişinin katıldığı dev 'Çağlayan Miting'i hala Hürriyet'in sitesinde kendine yer bulabilmiş değil ! Cumhuriyet mitingleri gibi ideolojik bir mitingi, katılımı az yazarak sayfalarına taşıyanlara ateş püsküren Hürriyet gazetesi, herşeyden önce insanlık ve vicdan adına yapılmış bu mitingi görmezden geldi.


Yorumlar:


Yorum Ekle

Yetmiyor.Net ailesi gururla sunar. İletişim kurmak ve yayımlanmasını
istediğiniz yazılarınızı iletmek için: iletisim@yetmiyor.net

Bu sitede yayımlanan yazılar başka bir
platformda izinsiz yayımlanamaz.


Yazar Girişi Arama Yetmiyor.Net