Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

Uludağ Performans Tırmanışı 2018

10 Ağustos 2018 | Güncel, Bisiklet


Bu sene Uludağ Performans tırmanışı 4 Ağustos Cumartesi günü Bursa’nın Nilüfer ilçesindeki Eker Meydan alışveriş merkezinden başladı. Açıkçası bu sene Uludağ performans tırmanışı programımda yoktu. Ama bu sene Velothon Berlin’e ve...

Bu sene Uludağ Performans tırmanışı 4 Ağustos Cumartesi günü Bursa’nın Nilüfer ilçesindeki Eker Meydan alışveriş merkezinden başladı. Açıkçası bu sene Uludağ performans tırmanışı programımda yoktu. Ama bu sene Velothon Berlin’e veya UCI Antalya Gran Fondo’ya katılamayınca bu eksiği parkurunu çok sevdiğim Uludağ Performans tırmanışı ile kapama kararı verdim. Bu pazar yapılan Troya Gran Fondo'ya ise katılmayı planlıyordum ama iş, antreman ve yarış yorgunluğu birleşince vazgeçtim. 

Bu sene Uludağ performans tırmanışı daha başlamadan Türkiye Ralli şampiyonasının en geleneksel ve en önemli yarışlarından Yeşil Bursa Rallisi ile çakıştığını organizasyon bizlere birkaç gün önce iletti. Bu durumda uzun parkur iptal olup herkes kısa parkurda tırmanışını yapacaktı. Açıkçası geçen yıl ki uzun parkurun asfaltı daha iyi olsa da pek eğlenceli bulmamıştım. Hatta inişler fazla olduğu için bu sene koştuğumuz kısa parkurdan daha az kırıcı demiştim ve bu sene haklı olduğumu yaşayarak gördüm. Özellikle kısa parkurda tüm Uludağ parkurunda en sevdiğim yer olan Kirazlı sektörünü görmek beni çok mutlu etti.

Tırmanışa gitmek için sabah 6’da dostum Erhan abi ve Kaçkar Bisikletin sahibi Yusuf abi ile yola çıkıp 1.5 saatlik yolculuk sonrası tırmanışın başlangıç yeri olan Eker Meydana vardık. Eker Meydan’a varıp numaralarımızı alıp kahvaltımızı yaptık. O sıralarda başlangıcın 9.30’dan saat 9’a alındığını öğrendik. Tabi bir anda hazırlıklarımızı tamamlasak da ister istemez hayatımda ilk defa starta gecikmiş oldum. Bu yüzden dolayı peletonun önüne gelene kadar ilk 5 km’de daha ne oluğunu anlamadan nabzı yükseltiğimi düşünüyorum. Peletonu yakaladıktan sonra bu sene hakem aracı peletonu iyi kontrol etti. Bu yüzden yarış öncesi ısınmayı ilk 14 km’de ben ve arkadaşlarım dışında peletonun geçmiş senelere nazaran daha iyi yaptı. Ayrıca hakem aracı öndeyken bu sene peleton daha ihtiyatlıydı.

Benim şanssızlığım daha tırmanışa başlar başlamaz nabız bandım çalışmadı. Bu yüzdem parkura resmen girdikten sonra nabzım patladı mı patlamadı mı anlamadım. Böyle durumlarda kendimi kontrol etmeye çalışıp nabzımı kontrol etmeye çalıştım ama tam anlayamadığım için yola devam ettim. O sırada tüm yol boyunca bana sorun yaratacak pompa ve yedek lastiği normalde ortaya koyarım bu sefer sağ tarafıma koyunca tüm yol belimi ağrıttı. Zaten bacaklarım hala kendini bulamamışken bu ağrılar yüzünden tırmanış tam bir acıya dönüştü. Hatta bazen bir kaç defa sırf bu yüzden durmak zorunda kaldım.

Kısa parkurda Kirazlı bölümüne kadar kaplumbağa hızında acı içinde sürerken lastiği patlayan arkadaşıma yedek lastiklerimden birini verip devam ettim. Bu arada kullandığımız kısa parkur biz geçtikten sonra Yeşil Bursa Rallisi için kullanıldı. O yolunda niye hiçbir zaman düzeltilmeyeceğini de öğrenmiş oldum çünkü İstanbul’da Bıçkıdere’nin kullanıldığı gibi ralli organizasyonları için Türkiye otomobil federasyonu kullanıyordu. Bu garip hengame’nin içerisinde kendimi parkurda en sevdiğim bölüm olan Kirazlı köyünde buldum. Bu sırada beni  yüzde beş veya altılık eğimlerde rahatça geçen herkes duvara toslamış haldeydi. Bacaklarıma hala güç geri gelmediği halde yüzde ondokuz-yirmi arasındaki eğimlerde beni düşük eğimlerde geçenlerin çoğunu geçtim. Bunu da antremanlarımı genelde yüzde ondört-onbeş  arası eğimdeki yokuşlarda yapmama borçluyum. Bu sayede bacaklar çalışmıyorken bile fark yaratabildiğimi görmek beni mutlu etti. Ama aynı zamanda keşke formum olsa da hızlıca burayı geçsem diye de düşündüm.

Bacaklarda istediğim gücü hissetmediğim için tırmanıştaki amacımı hızlı gidip eğlenmekten sadece bitirmeye döndürdüm. Bu yüzden dolayı zaten sırt ağrılarından durduğumda su almak içinde durma şansım oldu. Zaten keyifsiz geçen sürüşü Milli park öncesi olan 1.5 km’ye yakın uzunluktaki toprak yolda cyclocross yapmakta pek iyi etki yapmadı. Neyse ki o sırada Yeşil Bursa Rallisi’nde yarışan klasik araçlar sınıfında olan bir Audi Quattro gördüm. O anda bir anda keyfim yerine geldi. En azından tırmanışım kötü geçse de normal etapta giden R2, R3 ve Klasik sınıf araçlarının yanımdan geçmesini izleme şansım oldu.

Milli Park’a girdikten sonra bacaklarım ne durumda diye bakıp istediğim cevabı alamayınca yine boş boş tırmanmaya devam ettim. Yine ağrılar için durup pompa ve lastiklerin yerini değiştim. Artık 7-8 km kalmıştı ve bitirip finişte muhabbet ederim diye düşünürken ağrıların gitmesi ve bacakların dinlenme modunda tüm tırmanışı geçmesi sırasında biriken güç ile bir anda son 6 km kala bacaklarıma gücün geri geldiğini hissettim. Ondan sonra oteller bölgesine varana kadar arada durup geçtiğim kişilerle sohbet etsem bile yüksek kadans ile tam gaz geçtim. O sırada bisikletimle yüzde yedi-sekizlik yerlerde hiç görmeyi ummadığım hızlara çıktığımı görmek etkileyici olmuştu. Bacaklarımın irtifa ile kendine gelmesi ile hayatımda ilk defa hayal kırıklığından gidonuma vurdum. Yine de bu son 5 km boyunca olabildiğince hızlı gidip eğlenmemin önüne geçmedi.

1.Oteller bölgesine ulaştığımda bacaklarımın son km’lerde açılmasından dolayı mutlu ama tüm tırmanışı potansiyelimin altında kaplumbağa gibi geçtiğim için üzgündüm. Bu yüzden zaten kaç saatte bitirdiğime dahi bakmadan 5 veya 6 dk. durup Nilüfer’deki başlangıç noktasına geri döndüm. İnişte bir kaç tane kuralları çiğneyen R3 sınıfı ralli aracı, kötü yollar ve sert poyraza rağmen güvenli bir iniş olmuştu. İstanbul’a Erhan abi ve Yusuf abi ile dönerken çok da mutlu dönmedim. Ama tırmanış sırasında tam gücümü kullanamam sayesinde ertesi gün İstanbul’da dinlenme sürüşü yaparken Uludağ performans tırmanışının acısını çıkarmak için her şeyi yaptım. Bu yönden Pazar günkü İstanbul Yol Grubundaki arkadaşlarım ile yaptığım sürüş baya keyifli geçti.

Organizasyon olarak bence 2016 ile birlikte katıldığım en iyi Uludağ performans tırmanışıydı. Yeşil Bursa Rallisi ile çakışıp startın öne çekilmesi dışında diğer detaylara bu sene daha çok özen gösterilmesi bence çok güzeldi. Elindeki malzeme ile en iyisini yapan organizatör Mecit Tatlıcılar’a özellikle uzun parkur gibi sıkıcı bir parkur yerine Kirazlı’yı geri döndürdüğü için teşekkür ederim. Bunu geçen senede yazdım. Kısa parkur km olarak kısa olsa da Uludağ performans tırmanışı ruhuna daha çok uyuyor. Geçen sene koştuğumuz uzun parkur bence daha çok keşiş grubu ruhuna uygun. Bu sene koşulan parkurda Kirazlı'ya gelmeden önce ve son oteller bölgesi öncesi dışında dinlenecek yer yokken geçen sene ki parkurda her tırmanışın ardından bacaklara dinlenme şansı tanıyacak inişler vardı.

Bu sene her şey daha güzeldi ve parkurdan daha çok keyif aldım. İstediğim gibi parkurun tamamını bitiremedim ama yine de katıldığıma pişman olmadım. Tam tersi Kirazlı’yı geçip Ralli araçlarını izleyip son 5 km istediğim tempoda geçmekte farklı bir tecrübe oldu. En azından start saati ve seneye Yeşil Bursa Rallisi ile çakışmamalar olmasını diliyorum. Bu sene en azından hakem aracı çok iyi iş yaptı ama tırmanışın sonlarına doğru toplama aracına tutunup çıkanlara ceza verildi mi bilmiyorum. 2019 Uludağ performans tırmanışında bence en başta start karmaşası ve Yeşil Bursa Rallisi ile takvim çatışması olmamalı ayrıca kuralları hiçe sayanlara ceza verildiğini görmek isterim. 

Ayrıca bence tırmanışı 2019'dan itibaren yarış statüsüne aldırıp yolları da kapatmak yine önemli olabilir. Bana inişte denk geldi ama bir sürü araç ve ralli arabası tırmanırken bisikletçileri sıkıştırdı. Bugüne kadar kaza olmaması organizasyon sırasında bir şey olmayacak anlamına gelmez. Bundan dolayı önlem alınmalı diye düşünüyorum. Bursa'daki sürücülerin İstanbul'daki sürücüler gibi kötü olduklarını da işin içine katarsak organizasyonun amatör ruhunu koruyup bence yarı profesyonelleşmesi hem güvenlik hem de daha rahat bir sürüş ortamı için önemli. Tırmanırken sadece organizasyon araçları ve motorlarını etrafımızda görmeliyiz. 

Bu yazıyı şu an hastanede yatan ve hızlıca iyileşmesini dilediğim adaşım Yeşil Pedal sporcusu Mustafa Tüysüz'e adıyorum. Çabuk iyileş adaş. Aptal sürücüler bile seni durduramaz. 

 

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''





YAZARIN DİĞER YAZILARI