Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

Türkiye'de Gran Fondo'ya Katılımcı Gözünden Bakış

09 Nisan 2018 | Spor, Bisiklet


15 Eylül 2015 tarihinde yapılan Velotürk Gran Fondo Kapadokya ,Türkiye'de koşulan ilk Gran Fondo oldu. O günden bugüne ülkemizde bir sürü Gran Fondo görmekteyiz. Sırf bu sene, Akra, Marmaris, UCI Antalya, Marmara, Çeşme, Uçmakdere ve Kapadokya Gran Fondo’ları yapılacak.

15 Eylül 2015 tarihinde yapılan Velotürk Gran Fondo Kapadokya ,Türkiye'de koşulan ilk Gran Fondo oldu. O günden bugüne ülkemizde bir sürü Gran Fondo görmekteyiz. Sırf bu sene, Akra, Marmaris, UCI Antalya, Marmara, Çeşme, Uçmakdere ve Kapadokya Gran Fondo’ları yapılacak.

Bu yazıyı yazmama vesile olan neden ise Marmaris Gran Fondo’ya kayıt olurken katılanların sayısı dikkatimi çekti. Genelde uzun parkur tercih eden biri olarak sadece 50 kişi görünce ne oluyor demekten kendimi alamadım. Akra Antalya Gran Fondo'ya da uzun parkura 167, kısaya ise 337 kişi civarında katılımcı olmuş. Geçen yıl sırf Velotürk Çeşme uzun parkura 733 kişi katıldığı düşünülünce niye bazı yarışlarda organizasyon iyi de olmasına rağmen çok ilgi görmediğini anlamak için böyle bir yazı yazma gereği duydum.

Bu konuda birkaç tane başlıca sebep var. En büyüğü ülkemizdeki ekonomik durumdan dolayı GF kovalamak isteyen çoğu amatör sporcu sırf ulaşım maliyetlerinden dolayı belli yarışlara gidemiyor. Hele organizasyonda transfer seçeneği de yoksa Marmaris’teki gibi katılımın sınırı yarış merkezine rahatlıkla ulaşım sağlayacaklarla sınırlı kalıyor. Marmaris’e ulaşmak Dalaman üstünden dahi zor olduğu için bu tür şeyler organizasyonları etkileyebiliyor. 

Uçak veya araçla gitmenin maliyeti ülke içinde bazen yurtdışında bir GF’ya gitmekten çok daha maliyetli olabiliyor. Üstte yazdığım gibi özellikle bu konuda organizatör, amaç ve transfer ülkemizde GF veya diğer organizasyonlara katılımı çok etkiliyor. Mesela Bursa Uludağ Performans tırmanışı, özellikle Marmara  ve Ege bölgelerinden fazlaca ilgi görüyor. Gran Fondo Marmara’da rotası, yeri ve organizasyon sayesinde amatör bisikletçiler arasında fazlasıyla popüler. Belçika klasiklerini ve Strade Bianchi’yi güzel bir tatil beldesi ve iyi bir amaçla sunan Velotürk Gran Fondo Çeşme bence bu konuda ülkemizdeki en popüler ve en iyi organize edilen GF konumunda.

Sırf 45-57 km arasındaki bozuk yolu Velotürk ekibinin organizasyonu ve belediyeyi zorlaması sayesinde o kötü yolu hissedilmeyecek kadar iyi hale getirmişlerdi.  Cyclist Türkiye’den Tarık Gül’le Orbea Türkiye'de muhabbet ederken Gran Fondo'larda katılımı nelerin etkilediğini sordum. Tarık abi, organizasyonların fiyatı ve kuralları belirlerken en azından bisikleti bilen ve yarış kültürünü anlayan insanlara yönelik yapıldığını söyledi. Açıkçası GF’ların kurallarını ve sırf kayıt sayfalarını incelediğimde Tarık abi’nin aktardığı bakış açısının organizatörler tarafından benimsendiğini gördüm.. Bence de bu konuda organizatörlerin bakış açısı doğru, örnek vermek gerekirse Gran Fondo Marmara veya katıldığım Edirne yol yarışında olduğu gibi peleton içinde bir sürü kaza görüyoruz. Bunların önlenmesinin ilk adımlarından biri de bisikleti bilen ve grup sürüşünü bilenleri daha çok yarışlara çekmekten geçiyor..

Ülkemizdeki Gran Fondo’lar Velotürk Gran Fondo dışında hala yurtdışındaki akranları ile yarışacak kadar iyi değil. Organizasyonlar, rotalar vs. gelişmeye açık ama ülkemizdeki ekonomik durum ve yerel yönetimler, organizasyon ve yarışların daha ilerlemesi için en büyük engel.  Bazı yarışların katılım sayısının az olması da üstte yazdığım nedenlerden dolayı bazı durumlarda kaçınılmaz görünüyor. Bunu bu sene Marmaris ve Akra’da gördük. UCI Antalya’nın olması bazı yarışların kaderini daha baştan etkiledi. Ama bu da kaçınılmazdı. Marmara, Uludağ ve Çeşme’nin bunlardan etkileneceğini düşünmüyorum. Kapadokya ise yine her yönden sınırlı olması katılımı çok sınırlayacaktır.

Belki de Gran Fondo’lar içinde sezon başından bir takvim oluşturulsa iyi olur. Ayrıca yarış lisansı gerekliliği de umarım bir ara kalkar. Bu federasyon tarafından konmuş bir saçmalık. Sonuçta dünya çapında bir iki istisna dışında  GF amatör sporcuların katılması amaçlanan bir organizasyon. Bir anda kendinizi Gran Fondo adı altında Pro’lar ile aynı peletonda bulmak neresinden bakarsanız bakın saçma. Güzel bir deneyim ama Gran Fondo’nun amaç ve ruhuna aykırı bir şey. Aynı zamanda bu durum Gran Fondo peletonlarında kazaları arttıran bir şey sonuçta amatör olup finişte az kişi ile kalmayı planlayan Pro’nun hızına ayak uydurmaya çalışan amatör sporcular neredeyse her GF’da kazalara neden oluyor.

Tüm yazının sonucuna gelirsek ülkemizde bu kadar çok Gran Fondo olması kesinlikle süper bir şey ama bir Gran Fondo takvimine ihtiyaç var. Bir anda ortaya çıkan Fondolar yerine baştan belirtilmesi herkes için daha iyi olur. Yerel yönetimlerin iknası hala bu konuda sporcuların ekonomisi dışındaki en büyük sıkıntı. Umarım yarışlar arttıkça ve turizm konusunda ölü sezonlarda dahil canlılık geldikçe yerel yönetimlere karşı organizasyonların elinde daha iyi bir ortam sunmak için güzel bir koz olur. 

Yazı sonu güncellemesi Marmaris kısa parkur 292 kişi, uzun parkur'a da beni çıkarırsanız 166 kişi katılacak görünüyor. Akra'ya benzer bir durum görüyoruz. 

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''





YAZARIN DİĞER YAZILARI