Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

Toplum+ Adalet+Siyaset: ?

05 Mayıs 2014 | Güncel, Politika


İyi; Siyasette yeterince iyi midir? Bu soru Türkiye gibi ülkeler için önemli çünkü elindeki ile yetinmek ile elindekinden daha çok potansiyeli olana gidip onu geliştirme fırsatını tepmek gibi durumlar yaşandığında sadece iyi olana bel bağlamak gerçekten doğru bir seçim mi ?

Türkiye; Gerçekten ne olduğu anlaşılamayan ve neyin amaçlandığı net bir şekilde belli olmadan kendince bir amaçları bulunan bir ülkeye dönüştü. Ülkemizde çözüm yerine insanların egolarını tatmin edip bir sonuca ermeyen politik olayların yaşandığı bir ülke görmekteyiz.

Bu durumu değiştirmek için bazı çözümler şart ama bu çözümlere ulaşmak için en doğru yol ise durum değerlendirmesini doğru yapmaktan geçiyor. Geçen yıldan başlayarak Gezi ve 17 Aralık sonrası gösterdi ki. Ülke gündemi ile siyaset belli bir alanda dahi olsa çözüm üretmek için kullanılmıyor. Seçim sonuçları zaferler veya yenilgileri gösterdi ama esas gösterdiği şey Türkiye de işlemeyen ve doğru kullanılmayan bir parlamenter yapıda ısrarla eski yollarla çözüme ulaşacağını düşünen bir toplumu gösterdi. Bu ne demek diyebilirsiniz? Türkiye hiçbir zaman hatalarından ders alıp da bunun üstüne koyup ilerlemeye çalışan bir ülke olmadı.

Adalet; Türkiye de en çok aranan şey. Ölen çocuklar, haklarını arayan işçiler veya siyasetten seslerini duymasını bekleyen duyarlı insanlar. Adaleti yaşamak için adaleti toplum olarak hak etmek gerekir. Ezbere sınav sorusu cevaplar gibi konulan cümlelerle veya teorilerle adalet hayata geçmez. Adalet birbirinden hoşlanmayan toplulukların bile oturup konuşmasını sağlamakla gelir. Türkiye de haklılık belki de en abartılmış kelimedir çünkü haklılığın arkasına sığınan herkes her şeyi yapabilme hakkına kavuştuğunu düşünür.

İşte sorunların temellerinden biri de her zaman bu olmuştur. Geçmişe bakınca Türkiye’nin niye hala aynı siyasal sorunları yaşadığını görüyoruz. Bugüne yansıması da ölümler veya saçmalıklar vesilesi ile anlatabiliriz. İşin bir başka kısmı ise siyasi partilerin başarısız ve çıkarcı olmaları toplumun siyaseti doğru çalıştırmamasına engel olmamalıdır. Bu cümle çok iyimser gibi görünebilir ama doğru mentalite ile bu hedefe ulaşılabilir.

Siyasette hatta sporda bile istenen seviyeye ulaşmak çok uzun zaman alır. Bir de toplumsal olarak mental anlamda zayıf bir ülke iseniz. O son adıma yaklaşmak ve o adımı atmak sadece acı çekmeye döner. Boşa kürek çekmekten başka bir şeye dönmez. Türkiye’nin sorunu mental anlamda halkın yeterince güçlü olmaması ve geçmiş-şimdi-gelecek üçlüsünü harmanlayıp bunu doğru bir empati ile kullanamamasıdır.

Mesela neredeyse tüm kesimler devlet tarafından mağdur edilmiştir ama herkes sadece ben mağdur olabilirim başkası olamaz modunu siyasete yansıttığı için geçmişteki ve şimdiki ölümlerin ve yanlışların hesabı sorulamıyor. Nedeni ise basit sağ-sol-muhafazakar-alevi-kürt vs. kimse kendi çöplüğünden dışarı çıkıp kendine bakmıyor. Kimse kendi çöplüğünü temizlemeden başkasına müdahale ediyor ve sonucu da güç kime geçerse ona göre işleyen bir siyasi sistem oluyor.

Mesela Türkiye siyasal anlamda yürümeden önce koşmayı öğrenmek zorunda ama tek başına koşmak veya koşmaya çalışmak(Şu anda ve geçmişte olanlar) yeterli değil bunun yerine doğru tempoda ve tempoyu doğru şekilde arttırmayı öğrenerek koşmayı öğrenmek zorunda.

Siyaset bir maraton veya dayanıklılık yarışı gibidir. Bir amaca ulaşmak için daha uzun vadeli bir içerik ve realist bir bakış açısı gerekiyor. Umutsuzluk dünyanın bir gerçeği ama siyasette bu hiçbir zaman bir seçenek değil.

Şu andaki partiler ve günlük politikalar ile umutsuz bir yaşam bir zorunluluk gibi ama doğru bir program ile ulaşılamayacak hiç kimse ve hiçbir amaç yoktur. Sonuçta doğruyu söylemek hiçbir zaman yeterli değil. Doğruyu ve sorgulanması gerekenleri tüm toplumun anlayacağı bir frekansta anlatmak bir seçenektir. Elbette istenen seviyede başarı elde etmek zor olabilir ama bu şu anda kendi kuyruğunu kovalayan köpek misali işleyen partilere uyarı ışığını vermek için bile olsa yapılması gereken bir hareket.

Şu anda sistemi yürüten partiler iyi, kötü sistemi yürütüyorlar ama içinde bulundukları toplumda olması gereken araçlar hala doğru yerlerde değil. Bunu da değiştirebilecek tek şey daha bilinçli toplum bu olmadan kimse siyasetin doğru işleyeceğine kendine inandırıp geçmişteki veya şimdiki olaylara bakıp şaşırmasın çünkü yaşanan her şey bu standartlarda olan veya olması gereken şeylerdir.   

  

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''





YAZARIN DİĞER YAZILARI