Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

Sosyal Medya'da Sörf Yaparken Nelere Dikkat Etmeli

23 Ocak 2019 | Güncel, İnternet Kültürü


Sosyal medyada sosyalleşmekten çok kendilerine yeni kapılar açmaya çalışırken içerik anlamında vasat ve ortalama içerikler ile bir şeyler yapamaya çalışanların sayısı her geçen gün artıyor.. Sosyal medya kullanıcısıysanız Facebook...

Sosyal medyada sosyalleşmekten çok kendilerine yeni kapılar açmaya çalışırken içerik anlamında vasat ve ortalama içerikler ile bir şeyler yapamaya çalışanların sayısı her geçen gün artıyor.. Sosyal medya kullanıcısıysanız Facebook, Twitter ve İnstagram'da bu tür örnekler gerçekten can sıkıcı olabiliyor. Bu yazıyı da bu durumun yarattığı kaos üzerine ve arkadaşım Sertaç ne düşündüğümü merak ettiği için yazıyorum. 

Bu konuda kötü örneklere özellikle Facebook üzerinden yaptığım gözlemleri sizlerle paylaşacağım. İnstagram kullanmıyorum ama nasıl işlediğini kullanan arkadaşlarım sayesinde biliyorum. İnstagram’da Facebook’a nazaran bazı şeyler siz aramazsanız pek gözünüze batacak hale gelmiyor. Bu konuda Twitter’da Facebook’a nazaran çok daha iyi bir filtreleme var. Bir sürü kullanıcı, Twitter'da takip ettiği kişilerin beğenilerini görmekten rahatsız. Açıkçası ben Twitter’da motorsporları ve bisiklet hakkında güzel haber, resim vs. aradığım için benim için tam tersi rahatsız edici değil yararıma oluyor.

Yeniden konumuza dönecek olursak en azından Facebook üzerinde kendini profili üzerinden tanıtmaya çalışan düşündüğümden fazla insan olduğunu gördüm. En başta kullanılan yöntem ise bir kullanıcı’nın alakalı alakasız tüm paylaşımları beğenmeye başlayıp böylece takipçi kazanması en kolay yeni takipçi edinme yollarından biri. Açıkçası bazen bu durumu gözlemlerken nasıl yani diyebileceğiniz boyutlara ulaşabiliyor. Bu konuda en garip bulduğum takipçi edinme yöntemi bu. Neyse ki Twitter ve İnstagram’da bu durum daha az oluyor.

Bir başka yöntemde özellikle Facebook üstünde aynı hobiye sahipseniz, insanların kendilerini tanıtmak için o obje veya uğraş üstünden mesaj vermeleri oluyor. Bunda ne var diyebilirsiniz ama özellikle özenli yapılmamış ve sadece ben buradayım diye haykıran o kadar çok paylaşım var ki. Bunları görünce bu işi iyi yapanların niye bu kadar iyi olduğunu anlayabiliyorsunuz. 

Bu işi iyi yapanlardan biri şu anda İtalya’da yaşayan arkadaşım Gökhan Kutluer. İtalyan bisiklet firması Stelbel’in aynı zamanda sosyal medyasını da yöneten Gökhan muhtemelen Dünya üstünde bu işi en özenli, en profesyonelce ve en iyi şekilde yapan insanlardan biri. Mesela Gökhan bu işi profesyonel olarak yaptığı için bisiklet veya çalıştığı firma ile alakalı paylaşımlar yapınca ne kadar beğeni aldığını rahatlıkla görebiliyorsunuz. Bu beğenilerin çoğu da üstte belirttiğim gibi sanal bende seni beğendim beğenileri değil tam tersi gerçek beğeniler oluyor. Gökhan'ın niye sosyal medyada satış ve iletişim konusunda bu kadar iyi olduğunu anlayabiliyorsunuz. 

Gökhan gibi iyi bir sosyal medya örneğinin yanında hiçbir bakış açısı sunmadan sadece taklit etmeyle elde edilen beğeniler bana hem garip hem de itici geliyor. Bazen bu kötü örnekleri gözlemlerken ne sunuyorda alıyor diye düşünmeden edemiyorum. Yeni akımlardan biri olan Youtuber’lık da bu konuda biraz saçma boyutlara ulaştı. Özellikle bisikletle ilgilenen herkesin bildiği Farih Topçu’nun vlog’u Asla Durma ile yükselişi sonrası alakalı alakasız bir sürü kullanıcı kendini Youtuber’lık veya vlog yapma yoluyla tanıtmaya çalışıyor. Maalesef bu konuda da Fatih Topçu dışında nitelikli sadece bir kaç tane bu işi iyi yapan var. Kilitli Pedal’da bu konuda en iyi örneklerden biri. Bu iki örnek dışında özenli(spor konulu) yapılmış ve iyi sunumu olan vlog veya Youtuber bulmak bir elin parmağını maalesef geçmiyor.

Sosyal medyayı iletişim amaçlı değil de kötü bir şekilde tanıtım amaçlı kullanılınca insanın gözüne ister istemez batıyor. Bu konuda yine bisiklet veya spor anlamında Strava aktivitelerini abartı şekilde paylaşanlarda var. Bu tür örnekler sosyal medya deneyimini bir yerden sonra bıktırıcı hale getiriyor. Sosyal medya artık pazarlama ve satma konusunda en önemli yer olduğu için bunu ürün değil de kendi tanıtımı için yapanlar sayesinde özellikle Facebook’da olmak pek eğlenceli olmuyor. Bunun biraz farklı versiyonları İnstagram’da da var. Bu konuda en rahat olabileceğiniz yer Twitter olarak görünüyor.

Açıkçası insanların kendini tanıtması normal bir şey ama yol yordam bilmeyince çok sempatik görünmüyor. Hele internet sayesinde her şeye ulaşabildiğiniz bir dünyada kesinlikle kötü bir şaka gibi görünüyorlar.

En azından böyle kendini tanıtmaya çalışanlara tavsiyem internet üzerinden nasıl nitelikli video veya paylaşım yapılır araştırmaları gerekiyor. Yoksa çıkan malzeme sadece bisikletçi, koşucu veya başka bir işle uğraşıyor olsun sadece sempati beğenilerinden öteye gitmez. Ben bu tür yaklaşımların üstte de belirttiğim gibi pek fanı değilim.

Bir de yazmadan geçemeyeceğim daha çok ülkemizde bulunan aynı hobilere sahip olmasına rağmen bazı kullanıcılar sadece siyasi tercihe göre beğenilerini kullandığını gözlemledim. Üstte belirttiğim itici yaklaşımlardan biri de bu. Bu tür kullanıcılar daha çok kutuplaşmayı ve kendinden olmayanlarla ayrışmayı seven insanlar olduğunu az çok inceleyince anlayabiliyorsunuz. İnsanların tercihlerine sonuna kadar saygım var ama bu tür örnekler ne toplum için iyi bir örnek ne de takip ederken size bir şey katıyor çünkü fanatizmi son raddesine kadar size sosyal medyada dahil hissettiriyor. Bu da maalesef ülkemiz gerçeği olsa da sosyal medyanın hiçbir platformunda çekilmiyor. En fazla karşınıza Twitter ve Facebook'da çıkıyor. Bu tür örnekleri takip etmemek için genellikle Twitter da ya hiç takip etmiyorum ya da Facebook'da silmeden başka yöntemlerle sadece gözlemliyorum. Bu tür kullanıcı profili en az İnstagram'da var. 

Yine iyi örneklere dönecek olursak son üç yılda ülkemizi Transcontinental bisiklet yarışında temsil eden Berk Okyay’ı takip etmek güzel bir sosyal medya deneyimi oluyor. Berk, bu konuda Gökhan kadar profesyonel olmasa da verdiği mesajlar, fotograflar ve bisiklet turlarındaki paylaşımları hep yerinde oluyor. Bu sayede takip ederken hiçbir zaman niye bunu paylaştı diye düşünmüyorsunuz. Berk kendi mütevaziliğini sosyal medyada da sürdürüyor ama bunu yaparken genelde vereceği mesajları paylaştığı anlık güzel ve doğal fotograflarla çok iyi anlatıyor. Berk bu sayede  Gökhan gibi her kesimden insana rahatlıkla ulaşabiliyor. Gökhan ve Berk bu konuda ayrı tutuğum ve severek takip ettiğim iki kişi konumunda. 

Sonuç olarak sosyal medya vakit geçirmek için güzel bir alan. Ben daha çok Facebook ve Twitter’ı hem haber alma kolaylığı ve gözümden kaçanları keşfetmek için kullanıyorum. Bazen de bu yazı gibi yazılarımı paylaşıyorum. Ayrıca yazılarımı benimle aynı fikirde olmayan insanlara bakış açımı anlatmak içinde kullanıyorum. Özellikle Facebook ve Twitter’ı kullanıp İnstagram’ı kullanmama sebebim ise İnstagram’da artık çığrından çıkmış derecesine bir paylaşım söz konusu. Ben genelde haber kaynağı ve araştırmak için kullandığımdan dolayı Twitter ve Facebook daha kontrol edilebilir platformlar olduğunu düşünüyorum..

Üstte yazdığım gözlemler sosyal medya kullanırken gözüme çarpan şeylerdir. Bu yazıyı da yazmamın sebebi sosyal medyayı kullanırken daha çok ses duymak yerine daha çok insan dinlemek istediğimi anlatmak için yazdım. Her zaman her iletişim şekli insanlar ile bağ kurmaz ben bunu daha iyi yapıp anlayanlarla bunu kötü yapanları ayırıyorum. Bu yazıda bunun sonucudur.

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''