Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

Soma: Madenleri Unutma,Unutturma

30 Mayıs 2014 | Güncel, Politika


Soma maden faciası; 13 Mayıs 2014'de oldu. Bu büyük facia yaşanmadan önce ve sonra yapılması gereken önlemler ve denetimler vardı. Önce yaşanan faciayı unutmadan ve unutturmadan nasıl daha iyisini yapıp Türkiye deki işçilerin haklarını ve hayatlarını koruma altına almalıyız onu düşünmemiz gerek.

Türkiye denince aklıma artık ne geliyor bilemiyorum açıkçası. İş işten geçtikten sonra ne olduğunu sorgulayan medya ve insanlar mı yoksa zamanında doğru denetleme yapmayan denetim mekanizmalarının yol açtığı yıkımlar mı?

Son yaşanan Soma madenlerinde yaşanan facia artık bazı şeylere dur demenin zamanının geldiğini hatırlattı. Türkiye’nin madenler konusunda hem şimdi hem de geçmişinin ne kadar karanlık olduğu düşünülünce dünya üstündeki herhangi bir yerde olması gerektiği gibi önlemler veya denetlemeler doğru düzgün yapılır. Sorun şu ki Türkiye hala orası değil ve daha gidecek çok yol var. Bu yolun topluma düşen kısmına zaten geçen yazımda değinmiştim.

Türkiye de işçi hayatları Tuzlada tersaneler olsun veya madenler olsun hep aynı kalıyor. Toplumda olması gereken araçlar ve durumlar doğru yerinde olmamasının bedelini işçiler ve diğer düşük gelir grubu sayılan insanlar yaşıyor. Son olayda garip bir detay dikkat çekici idi. Muhalafet partileri(CHP-MHP-HDP) gerçekten başarılı bir şekilde ortak bir tavır alarak Kazanın yaşandığı Soma madenleri hakkında 20 gün önce önerge verdi ve iktidar partisi(AKP) tarafından reddedildi. Ama kamuoyu bu durumu nasıl oluyorsa kazanın ertesi günü öğreniyor. Buradaki soru işareti ise muhalefet görevini üstlendiğini söyleyen medya 20 gün boyunca neredeydi. Yandaş denilen medya grupları zaten ideolojileri dolayısı ile vermez anlaşılır ama muhalefet partilerinin gündeminden uzak bir muhalif medya varken toplum nasıl doğru bilgi alacak merak ediyorum.

Muhalefet partilerinin eksikleri hala var hatta biraz fazla var ama gerçekten doğru bir iş yaptıklarında onları destekleyen medya toplumu bilgilendirmezse kim bilgilendirecek. Bu önerge hakkında kamuoyu oluşturulmadan, kimsenin haberi olmadan tartışılıp sonucunun böyle bitmesi. Türkiye de niye kazalar, cinayetler veya başka şeylerin önüne geçilemediğini çok güzel anlatıyor.

Her zaman yazdığımız şeyler vardır doğru çalıştırılamayan muhalefet ve sonuçları; Bunun sonucu her zaman siyasi olarak sonuçlanmıyor. Eleştirmek tek başına yeterli değil. Ülkemizde insan hayatının ne kadar ucuz olduğu düşünülürse değişim kaçınılmaz. Medya bu konuda her zaman bir numaralı konu olmuştur. Türkiye de medya sadece tribünlere oynamak için var. Arada bu işi doğru yapmak için uğraşan az sayıdaki insanı saymazsak genel olarak bir malzeme eline verilmediği sürece veya çıkarına uymadığı sürece toplumu bilgilendirme ve denetlemeyi yapmayan bir medya var. Böyle olunca sosyal medyaya sahip olanlar oradan bilgilenirken diğer insanlar neyi duymak istiyorsa onu duyuyor.

Son olayda yine kanıtlandığı gibi işçi sendikaları da işçi sendikası gibi çalışmıyor tabi ki niye çalışsın ki. Onları denetleyen bir toplum yok. İşçileri koruması gereken sendikaları olması gerektiği gibi çalıştıracak bir toplum yapısı hala yok. Ama yine nasıl olsun ki Trafikte bile insan hayatını önemsemeyip araba, bisiklet veya yayaların hayatını tehlikeye atılması hakkında bile güçlü bir önlem almayan bir toplum ve devlet( Yasaları düzenleyip denetleyerek olacak bir şey)ten işçilerin haklarını koruyup diğer düzenlemelerin oluşmasını sağlamasını beklemek için açıkçası kısa vadede gerçekçi görünmüyor. Umarım bu olay bir dönüm noktası olur.

Sonuç olarak soma gibi faciaların önüne geçmek için denetlemeleri doğru yapmak zorunlu. Türkiye gibi hem de devlet hem de özel sermaye kapitalizminin taş devri veya vahşi batı yöntemleri ile uygulanmasından dolayı çok sağlıklı sonuçlar alınamıyor. Bir de buna yetersiz sendikalar ve siyasi partileri ekleyecek olursak. Bu tablonun niye oluştuğunu anlamak zor olmuyor.

Çözümü ise Türkiye deki kapitalist sömürüyle gerçekten başa çıkacak sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının olmasında yatıyor. Onun içinde bilinçli ve ne yaptığını bilen insanlar gerekiyor. Ne yaptığını bilmeden sırf cebi veya egosunu düşünenlerin değil. Şu andaki gibi 1 mayıs dışında sesi çıkmayan sendikalar yerine gerçekten sendika görevini yapacak kişilerin sendikaları sahiplenmesi lazım. Tabi ki bu sistemi denetlemesi gereken gerçek sol partilere de ihtiyaç var. Sırf şimdi AKP var diye veya sırf sosyal demokratız deyip öyle birkaç tane milletvekili barındırıp arada onları hatırlamakla hiçbir parti sol parti olmaz. Sol parti rüzgara göre yön değiştirmez ve realist bir eleştiri perspektifi olur.

Bu değişimler olmadığı sürece madenlerde veya Türkiye’nin herhangi bir yerinde işçi ölümleri ve ihmaller devam edecektir maalesef. Gerçek bir denetleme platformu oluşmadan ve onu ciddi anlamda denetleyecek insanlar olmadığı sürece Türkiye daha çok acılara gebe.

 

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''





YAZARIN DİĞER YAZILARI