Onurcan Enginsu Onurcan Enginsu yazdı:

Nasıl Zenginleştik?

08 Mart 2008 | Türkiye, Ekonomi


Ey AKP'ye çamur atanlar! Laf edeceğinize gözünüzü açıp Forbes dergisinin araştırmasına bakın hele! Dolar milyarderleri listesinde 35 Türk var, bunlardan 13'ü listeye yeni girmiş, yani AKP'nin başarılı ekonomi politikaları sonucunda Dolar milyarderi olmuşlar. Listeye giren tabii ki bakkal Hasan ya da işçi Süleyman değil, ne yani, onların para kazanacak kadar aklı yoksa benim güzel yüzlü Başbakan'ım ne yapsın?

Son 7 yıllık dönemde AKP'den duyduğumuz güzel laflardandır: “vatandaşımız zenginleşti, gayrisafi yurtiçi hasılamız şu kadar arttı, kişi başına düşen milli gelirimiz bu kadar arttı”. Gerçekten de artıyor, hem kişi başına düşen milli gelir, hem gayrisafi yurtiçi hasıla, hem gayrisafi milli hasıla... Durduramıyoruz adeta, üstelik işsizlik de gittikçe azalıyor anlaşılan, son haberlere göre 2007 yılında yerinde saymış gerçi. Fakat vatandaş gerçekten kadir kıymet bilmez, hala fakirleştiklerini savunuyorlar. Yazık benim nur yüzlü Başbakan'ıma, çok üzüyorlar adamcağızı. Sonunda ben de dayanamadım, onu sevindirecek bir şeyler yazayım dedim. Halk fakirleştiğini iddia ededursun, buyurun size nasıl zenginleştiğimizin hikayesi...


AKP'nin başarısını gözardı etmek isteyenler vatandaşın fakirleştiğini, AKP'nin ekonomi politikalarının yetersiz ve başarısız olduğunu iddia ediyor. Halbuki bu haksız bir iddia. Bunu neye dayanarak söylüyorum? Tabii ki AKP'nin ülke tarihinde eşi benzeri bulunmaz başarısına. Bana şimdiye kadar gelmiş geçmiş hükümetler arasında bir tanesini söyleyin ki tek gecede kişi başına düşen milli geliri zıplatmış, onlarca dolar yükseltmiş olsun. YOK! Üstelik emin olmamakla beraber söyleyebilirim ki Dünya tarihinde de Tuvalu hariç böyle bir başarıyı yakalayabilmiş başka bir ülke de büyük olasılıkla yoktur (birkaç sene önce .tv olarak biten internet alan adlarını satarak inanılmaz bir gelir elde etmişlerdi). Peki AKP böyle büyük ve rekor sayılabilecek, türünün tek örneği olan başarıyı nasıl yakaladı? Şöyle: bir gece hepimiz yataklarımıza serilip uyuduk, sabah kalktık, güzel bir haberle uyandık. Nüfusumuz yanlış sayılmış, x milyon y bin (tam sayıya ulaşamadım, affınıza sığınıyorum) kişi daha azmışız bilinenden. Bunun konumuzla alakası şu: bu ani nüfus azalması sonucunda ülkenin elde ettiği gelir daha az kişiye bölünüyor vatandaşlar zenginleşiyor. Örnekle açıklamak gerekirse 120'yi bir 12'ye, bir de 10'a bölmeyi deneyin, aradaki 2 fark bizim vatandaşın gelir artışı oluyor. Asaf Savaş Akat bu olayı şöyle açıklamıştı: “Vatandaşımıza açıklayalım, sizin geliriniz aslında artmadı, biz az hesaplamışız, hesabı düzelttik”. Külliyen yalan, Asaf Savaş Akat konuşmadan önce istatistiklere baksın, vatandaşın geliri resmen artmış.

Tabii ki başarının kaynakları bir değil, hükümet çok geniş bir alanda çalışarak bu başarıyı elde etti. Bilirsiniz ki kişi başına düşen milli gelir Dolar üzerinden hesaplanır, yani bizim vatandaşın cebine giren para TL değil de Dolarmış gibi muamele görür. Hükümete göre vatandaşın cebine giren Dolar miktarı arttı, zira TL değer kazandı. Ben AKP'nin başarısını yadsımamakla beraber nedenin bu olduğu görüşüne katılmıyorum. Bence AKP daha başarılı bir iş yaparak TL'nin değerini arttırmadı, Dolarınkini azalttı. Bu sonuca nereden varıyorum? 2001 yılında Dolar 1.2 YTL civarındayken Euro 1-1,1YTL bandındaydı. Şimdi ise Dolar yine 1,2-1,3 YTL civarında, Euro ise 1,8-1,9 bandında. Yani aslında Dolar değer kaybediyor. Eğer TL değer kazansaydı Euro karşısında da değer kazanması ve Euro'nun da 1,1'in altına inmesi gerekliydi. Hükümet yerinde bir iş yaparak ihracatçıyı zora sokmamak için Euro'nun değerinin yükselmesine izin verirken Dolarınkini düşürdü. Doların değerini düşürmenin de ne kadar zor bir iş olduğuna sanırım hak verirsiniz, dünyanın en güçlü para biriminden bahsediyoruz, değer kaybetmesinin sebebi de ABD'nin güçlü Dolar politikasından vazgeçmesi değildir elbet, bizim hükümetin çabalarıdır (fesuphanallah).

Ey AKP'ye çamur atanlar! Laf edeceğinize gözünüzü açıp Forbes dergisinin araştırmasına bakın hele! Dolar milyarderleri listesinde 35 Türk var, bunlardan 13'ü listeye yeni girmiş, yani AKP'nin başarılı ekonomi politikaları sonucunda Dolar milyarderi olmuşlar. Listeye giren tabii ki bakkal Hasan ya da işçi Süleyman değil, ne yani, onların para kazanacak kadar aklı yoksa benim güzel yüzlü Başbakan'ım ne yapsın? Adam uğraşmış, 13 zengin vatandaşını daha da zengin yapmış. Koskoca Rahmi Koç'la çulsuz memur Ahmet'i aynı kefeye koymak olur mu? Bir kere bu listeye girenler Türkiye'yi her yerde tanıtıyor, Ahmet ne yapıyor? Olsa olsa elektrik faturasını nasıl ödeyeceğini, kızını okula nasıl göndereceğini düşünüyordur, adamda vizyon yok. Ahmet sadece kendini ve ailesini düşünüyorsa, Türkiye için yararlı bir iş yapmıyor, herhangi bir kamu ihalesini almıyor, ya da vergi kolaylıklarından faydalanmak için belli yerlerde fabrika açmıyorsa, hele hele dayısı, amcası, halası yoksa varsın fakirleşsin, o onun sorunu, vizyonsuzluğunun ceremesini çeksin!

Bazen medyaya da kızıyorum, muhalefetin kartal bakışlı Başbakan'ımı incittiği yetmiyormuş gibi bir de onlar saldırıyorlar. Neymiş efendim, işsizlik artmış. Yok yahu? Geçen sene %9.9'du, şimdi de aynı! Tamam belki nüfus artmış, bu nedenle işsiz sayısı da artmış olabilir ama zengin de arttı. Bir önceki paragrafta anlattım, 13 yeni Dolar milyarderimiz var. Yok efendim, zengin daha çok zengin olmuş, fakir daha da fakirleşmiş, hepsi zırva! Bul milli geliri, böl toplam nüfusa, bak bakalım kim fakirleşmiş. Alenen ortada, kişi başına düşen milli gelir artıyor, hangi kişinin başına ne kadar düştüğü de benim kaytan bıyıklı Başbakan'ımı ırgalamaz, nasip kısmet işidir, Allah ne yazdıysa odur. Çalışanların 1/5'i 15-24 yaş arasıymış, o yaşta eğitim almaları gerekirmiş. Hayattan iyi öğretmen mi olur? Çalışarak öğrenirler abisi. Gençlerin 1/5'i işsizmiş, akıllarını başlarına devşirip çalışsalardı, barda kahvede gezmekle adam olunmuyor. Haşin ruhlu Başbakan'ıma kötü davranıyorlar, Türkiye İstatistik Kurumu'nun resmi verilerine göre 70 milyonluk koskoca ülkede 2006 yılı itibariyle sadece 538 bin aç, 12,9 milyon yoksul var. Ağzından bal damlayan güzel Başbakan'ım buna da çözüm bulmaya çalışıyor, adamcağız her seçim döneminden önce fakirlere kömür ve erzak yardımı yapıyor, daha ne yapsın Allah aşkına! Nüfusun sadece ,94'ünün internete erişimi varmış, bunların ancak yarısı kendi evinden erişebiliyormuş. Erişmesinler efendim, Batı'nın ahlaksızlığını aldığımız yeter, bir de internetten bulaştırmasınlar benim vatandaşıma kendi pisliklerini. Hem internete girenlerin de ne yaptığını biliyoruz, edepsiz sitelerden, şer yuvalarından çıkmıyorlar. Ezberi, hitabeti kuvvetli Başbakan'ım buna da çözüm bulacak inşallah, tüm bu şer yuvaları mahkeme kararıyla erişime engellenirse ahlakımıza tekrar sahip olacağız Allah'ın izniyle.

Bak hala kişi başına düşen milli gelir Avrupa Birliği ortalamasının altında diyorlar. Doğrudur, AB ortalamasını 100 alırsak bizimki 2006 itibariyle 26'dır. Ama bu kadar da taraflı habercilik olmaz ki kardeşim, ben size ne diyeyim? Yüreği çocuk sevgisiyle dolup taşan Başbakan'ım (daha yeni 3 çocuk yapın dedi Türk kadınlarına, yalan mı yani?) göreve geldiğinde bu ortalama dediğiniz nane 24'tü, ilk önce 25'e, ardından 26'ya çıkardı hükümet, AB ortalamasına yaklaşıyoruz işte. AB ortalamasına yaklaşmak için ellerinden geleni artlarına koymuyor AKP'li bakanlar, Kemal Unakıtan amca babasını bile özelleştireceğini söyledi bu amaca ulaşmak için, daha ne yapsın?

Sinirlendim biraz, kusuruma bakmayın, yazı ekonomi yazısı olmaktan çıkıp benim uzlaşı sevdalısı Başbakan'ımı savunma yazısına dönüştü. Türkiye'nin refaha ermesi için günlerce türbanla, bir o kadar süre belediyelerle uğraşan insanlara haksızlık yapılmasına yüreğim elvermiyor. 

Ek: Ben dedim size, benim yüreği vatandaş sevgisiyle dolu Başbakan'ım bir güzellik daha yaptı vatandaşına. Bu kez tek hamleyle kişi başına düşen milli geliri 2000 Dolar arttırdı. Yazımı yazdıktan kısa bir süre sonra Türkiye İstatistik Kurumu'ndan bir açıklama geldi, gelir hesaplaması yöntemi değişmiş, yine zenginleşmişiz. Artık diyebileceğim tek şey var, Başbakan'ım, sen çok yaşa emi!

Onurcan Enginsu Onurcan Enginsu hakkında:

Yazar hakkında ilave bilgi bulunmamaktadır.