Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

Micheal Schumacher:Bir F1 fanı gözünden Schumi

29 Eylül 2016 | Spor, Diğer


Micheal Schumacher, F1'in en başarılı pilotu ve Ferrari efsanesi. Schumiyi tanımlamak için kazandığı yarışlara ve takımları ile olan ilişkisine bakmak gerek. Başarı ve hızı aynı kefede ne kadar iyi birleşitrebileceğinizin en iyi kanıtı Schumi.

Micheal Schumacher, benim için F1’deki gelmiş geçmiş en önemli pilot, nedeni ise NTV’yi açıp F1 ile ilk tanıştığımda kırmızı Ferrari F1 arabalarını şahlandıran pilot olarak takip etmeye başlamıştım. O zamanlar Schumi’nin Benetton kariyerinden habersiz bir şekilde Mclaren Mercedes pilotu Mika Hakkinen ile rekabetini izliyordum.

Yıllar 2000’i gösterdiğinde artık tüm pilotları tanıyordum ve bu ikilinin rekabetini hayranlıkla izliyordum. 1999 İngiltere GP’sinde araç arızası nedeniyle kaza yapıp bacağını kıran Schumi, o seneden sonra daha azimli ve daha hızlı şekilde pistlere dönmüştü. 2000 Japonya GP’sine geldiğimizde ise Schumi, Ferrari takımının 1979 Jody Scheckter’den sonra ki ilk pilotlar şampiyonluğunu Tifosilere yaşattı. O sene gelen markalar şampiyonluğu da pilotlar şampyonluğunun yanında güzel bir bonus olmuştu.

Schumi, Kasım 2013 de kayak yaparken düşüp kafasından yaralandı ve iyileşme süreci çok yavaş işliyor. Bu konuda ailesinin gizlilik kararını doğru buluyorum ve şampiyonun olabileceği en sağlıklı şekilde aramıza dönmesini bekliyorum. Schumi’yi düşününce yaptığı inanılmaz sürüşleri hatırlamak en güzeli olacaktır. Hepsinden öte Schumi 1991 yılında Spa da pistlere ilk çıktığında dahi çok etkileyici idi. Bence ilk gerçek yarışları olan 1991 İtalya ve İspanya GP’lerinde Senna, Prost, Mansell ve Berger gibi pilotlarla yarışacak hıza sahip olup emekli olacak Nelson Piquet Sr’ı bu iki yarışta da hız olarak geçmesi beni çok etkiledi. Canlı izleyemeyip sonradan bu tür şeyleri öğrenmek ayrı etkileyici oluyor. 1994’e kadar büyük efsane Ayrton Senna ile Williamsların şampiyonluklarını izlediler. 92 de Mansell, 93 de de Prost şampiyon olurken Schumi ve Senna Williamslardan kalan sıralar için yarışıyorlardı.

Genç Schumi ile efsane şampiyon Senna’nın 1994 de yaşayacakları taht kavgası için önden gösterim oluyordu. 1994 de ise Senna özlediği şampiyonluk için Williams’a geçti ama karşısında kimsenin beklemediği bir şekilde BT194 ile harikalar yaratmaya başlayan Schumi’yi buldu. Bu kapışma tüm sezon gidecek gibi görünürken maalesef 1 Mayıs 1994 de Imola pistinde lider giderken Senna araçta çıkan garip sorun yüzünden kaza yaptı ve kafasına çarpan teker yüzünden hayatını kaybetti.

Schumi, bir anda pistte herkesin geçmesi gerektiği adam haline geldi. Tüm F1 camiası iki titanın savaşını beklerken pistler bir titanı aramızdan alıp diğerini Prost, Senna ve Mansell sonrası standartları belirlemek için pistlerde bıraktı. Bundan sonrasını ise F1’i ve sporu takip eden herkes biliyor 7 dünya şampiyonluğu, 65 pol pozisyonu ve 91 yarış galibiyeti yanında da bununla gelen bir sürü rekor. Schumi’nin özellikle Ferrari deki başarısında Jean Todt’un Ross Brawn ve Rory Byrne gibi iki dehayu takıma katmasının da payı büyük, bu Vettel ile Newey’i aynı takıma transfer etmek ile aynı durumdu.

Bu hamle 1999 yılı ile birlikte başlayıp sonunu Massa ve Raikkonen’in gördüğü 2009’a kadar süren teknik üstünlüğü getirmişti. Unutmamak gerek ki 2007 ve 2008 de takım hala Schumi’nin yıldız takımıyla yeni oluşumun hibriti idi.  Ferrari 2000 yılların başında o kadar güçlü hale gelmişti ki V10 döneminde az rastlanması gereken bir durum olan dayanıklılık vardı. Schumi araçlarının karakteristiği aşırı arkadan kaymaya bağımlı dominant F1 araçları görmeye başladık. Hatta 2014 model şampiyon Mercedes W05 bile bunlardann biridir. Bunlarım en ünlüleri ise 2002 de tüm yarışlarda podyuma çıktığı F2002 ile tüm rekorları kırdığı sade ama güzel olan F2004 dü.

Schumi’nin aldığı 91 galibiyet ve 65 pol pozisyonu içinde bir sürü dudak uçuklatan yarışlar var. Sıralama olarak Monaco 2012 ki eski formunda olmayıp kendinden genç pilotları geçmesi süperdi. Monaco 96, Macaristan 2005, Türkiye 2006 Q2 deki turu, bu turu canlı pistte izlemiştimç. Gözlerime inanamamıştım. Japonya 2004 gibi sayısızca hatırlamayadığım polü var. Bu konuda Schumi ve Senna sıralamada rakiplerini düşünceye itip nasıl bu işi yapıyor dedirtmek konusunda ortak bir yeteneğe sahip.

Yarışlar anlamında ilk galibiyeti 92 Belçika, 95 Belçika, 94 İspanya, Malezya 2001, İtalya 2003, Avusturya 2003, Çin 2006, Brezilya 94 gibi bir sürü yarış var. Hepsini alt alta yazsam bu yazı bitmez. İzlediklerimden benim için özel olan birkaç yarış var. Bu konuda benim için en özeli 2002 yılındaki Belçika GP’si idi. Bu yarışta bir önceki yarışta şampiyonluğu Ferrari kazanmıştı. Normalde sert lastik kullanan Schumi bu yarışta yumuşak lastik seçmişti. İlk stintinde ikinci giden takım arkadaşı Rubens Barrichello’yu resmen yokedip 25 sn.lik bir fark açmıştı. İzlerken açıkça Barrichello’nun yerinde olmak istemezdim diye düşünmüştüm. İzleyemediğim ama sonradan o stintini görebildiğim 1998 Macaristan yarışı da Schumi’nin yarış hızının ne kadar etkileyici olduğunu gösteriyordu.

Youtube da o stinti ve sonucu izleyince diyecek bir şey bulamamıştım. Fransa 2004 de izlediğim en iyi Schumi yarışlarından biridir. Tarihe ilk 4 pit stopun yapıldığı yarış olarak geçmişti. Hızlı virajlarda daha iyi çekişi olan Schumi, yavaş virajlarda Alonsoya vakit kaybediyordu. Pit ekibinden Luca Baldaserri uarış içerisinde 4 pit stop’u Ross Brawn’a söyledi. Sonrasında Schumi her turu sıralama turu olarak giderek yarışı Alonso’nun önünde kazandı.

Schumi sıralama turlarında iyi olsa da yarış içerisinde strateji değişkliklerine çok iyi uyum sağlaması ve yaruş içerisindeki hızı sayesinde araçlarının limitlerini bulması onu özel kılıyordu. Ferrari’nin dominasyonu zamanında araçlardaki yere basma kuvvetinden dolayı geçişler az ama öz yapılırdı. Schumiyi o zamanda iş üstünde izlemek harikaydı. Bazı yarışlarda bunu nasıl yaptı diyebiliyorsunuz.

Micheal şu an iyileşmek için uğaşırken onu yaptığı muhteşem sürüşleri ve unutulmaz sıralama turları ile hatırlamak en güzeli ama Monaco 2006 ve Jerez 97 de yaptıkları da pistlerde yaptığı iyi şeyler gibi kötü hareketleri de unutulmayacak.

Micheal Schumacher, Senna ve Prost dönemi sonrası pistlerde fırtına estirirken pist dışında içinde bulunduğu takımların çlışma yöntemi ile fark yarattığı bir kişiydi. 7 kere F1 dünya şampiyonu olmuş bir kişinin Ferrari veya Mercedesin padok tırlarını sürenlerin adını ve tüm ailesini bilip onlarla görüştüğünü düşünmezsiniz ama Schumi tüm takımı bilecek kadar takımlarına bağlı bir insandı. Dileiğim hala iyileşip onu görmemiz yçnünde savaşmaya devam et Schumi çünkü senin en iyi yaptığın şey buydu.

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''





YAZARIN DİĞER YAZILARI