Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

Medyada Habercilik ve Güç İkilemi

07 Ekim 2013 | Güncel, MedyaKritik


Türk medyası içerik olarak verdiklerinden çok vermedikleri daha çok tartışılan bir platform olmuştur. Bu platform yıllar içinde değişse de işleyişi genel olarak aynı kalmıştır. Türk medyası görsel olarak yenilendi ama içerik anlamında çağa ayak uydurmakta hala zorlanıyor.

Medya; demokrasilerde dördüncü kuvvet olarak denetleyici görevi görmesi gereken ama iktidar sahiplerinden dolayı bu görevi belli oranda yerine getirmeyen modern medya. Türkiye de medyanın çoğunluğu belli iktidar sahiplerinin eline bakar şekilde haber yapmıştır. Bu durum asker veya sivil iktidar durumunda bile değişmemiştir. İşin daha da ilginç yanı en azından şu anı düşünecek olursak ideolojik yandaşlık yapmayan gazete(diğer medyalarda dahil) ve gerçek gazeteci sayısı, gazetecilik oynayanlara veya gazeteci rolü yapanlara göre ciddi oranda az.

En basitinden örnek verecek olursak siyasi bile olmayan programlara bakalım. Türkiye de otomobil programlarına veya dergilerine bakacak olursak yapılan testlerde eleştirellik genelde azdır. Bu tür yayınları takip edenlere sadece olan bilgileri verip gerisini az eleştiri ile reklam gibi bitirirler. Bu durum medya ile iktidar sahipleri arasındaki ilişkiye küçük bir örnek. Bir şey mi almak istiyorsunuz iktidar sahipleri beğeninizi şekillendirebilir.

Bir de bu olayların siyasi kısmı var ki. Neresinden tutarsanız elinizde kalacak şeyler var. Yandaş medya ile muhalefet yapıyorum taklidi yapan medyanın ana akımı ele geçirdiği bir medya şekli var Türkiye de. Bu durumda gerçekten bir şeyler yapmaya çalışan gazeteciler sosyal medyada, bloglarda veya gerçekten ana akım medyaya alternatif gazetelerde çalışıyorlar. Bu durum yıllardır süre gelen bir durum, son zamanlarda AKP medyayı kendine göre şekillendirdi. AKP’nin bu tavrı Türkiye de iktidar koltuğunda oturan ideolojilerin hep yaptığı bir şeydi ve AKP bunu devam ettirdi. Gezi direnişi sırasında kör olan ana akım medya bu durumu en güzel özetleyen durumdur. İşin trajik yanı ise ana akım medya geziden önce de kördü hala da kör olarak sisteme hizmet ediyor. 

Ana akımın siyasi veya ekonomik iktidarlara karşı kör olması medyanın ne kadar yozlaşmış bir düzende nasıl önemli bir işlev gördüğünü gösteriyor. Siyasi aktörler ve ideolojik iktidar sahipleri insanların düşüncelerini manipüle ederken ekonomideki güç aktörleri de halkın beğenilerini ve alışkanlıklarını kendi çıkarına uygun gelecek şekilde manipüle ediyor. Bu tabloya bakınca etrafta çok masum ve mağdur bir ana akım medya tablosu çıkmıyor. Bir de ideolojik taraflılıktan gelen ’’benim düşüncem daha doğru o yüzden daha tarafsız’’ diye dile getirilen garip bir düşüncede. Şu anda yaşayan kör ve topal olan ana akım medyaya destek oluyor. Kısaca insanlara sadece duymak istediklerini söyleyen bir medya şeklinden gerçekten medyanın doğru işlemesini uman insanlar dışında kimse şikâyet etmez.

Bu durumda yandaş medya aynı tekerlemeler ile insanlara istediğini verirken muhalif gibi görünen medya ana akım yayınlar ise klişe ve klasik insanlar tarafından beğenilen görüşleri yazılı veya görsel halde belirterek yine sadece insanlara duymak istediğini veriyor. Bu olayların yarattığı en büyük handikap ise gerçekten muhalefet veya somut bir düşünce aradığınızda karşınızda hiçbir şey olmuyor çünkü yaratılan genel içerikler sanal ve kaliteli içerik değil. Gezi’nin de kanıtladığı gibi türk medyasının büyük bir kısmı ideolojik yandaşlık konusunda uzman olmuş durumda yandaş gibi görünmeyenlerde AKP içeriğini olaylara göre aynı tür eleştiriler ile yayınlayarak rating kazanma derdinde görünüyorlar. Bu maskeli medya bağımsız ve gerçekten iyi içerik yapmak için uğraşan insanların önüne geçse de gezi de kanıtlandığı gibi sosyal medya ve bloglar ve belli gazeteler ile kalitesiz içeriklerin önüne geçilebileceğini gösterdi.

Gerçek muhalefet yapan yayınlar ise blog, internet sitesi, internet gazetesi, sosyal medya veya birkaç tane kalan bu işi ciddiye alan(Evrensel gibi) gazeteler ile bir ilerleme sağlamaya çalışıyor ama yeterli insana ulaşmadığı için gücü sınırlı kalıyor. Sonuç olarak medya belli bir kaliteyi yakalamazsa toplumda o belli kaliteyi yakalamakta zorlanıyor. 

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''





YAZARIN DİĞER YAZILARI