Ömer Abidinoğlu Ömer Abidinoğlu yazdı:

İsrail ve Bitmiş Bir Şeylerin Üzerine

29 Aralık 2008 | Dünya, Azınlıklar


İsrail hava saldırısı ile önemli bir oranı çocuk, kadın ve yaşlı olan Gazze'ye hapsedilmiş Filistinlileri katletti. Başbakanımız sert çıkıştı ve bir telefon aramasını iptal ettiğini cümle aleme duyurdu. Amerika, İsrail'in kendisini koruduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler, şerefleri ve namuslarıyla ilgili zihinlerimizi kurcalayan sorularla birleştiler; yeniden...

İsrailoğulları. Kutsal kitapta aşırılıkları ve peygamberlere dahi arsızca hakaret etmeleriyle ünlü o kavim. Sion dağından türettikleri "Siyonizm" ideolojisi ile birlikte, pekişen milliyetçi arzularının peşinden giderek sözde "Vaadedilmiş Topraklar"ı ele geçirme aşkıyla yanıp tutuşan ve lobileriyle diğer ülke ve insanlara virüs gibi etki edebilen o kavim.

Sion dağını yutsanız doymazsınız. Kapitalist dünyanın kurucusunun izni ve desteği ile Orta Doğu'nun emperyal şubesi oldunuz. Tebrikler. Ne de olsa sizi çevrelemiş olan ülkelerden korkmanıza gerek yoktur. Amerika güdümünde gelişen ve petrolden başka şeyi gözleri görmeyen mezhepleri bile tartışmalı Vahhabi'ler, "6 Gün Savaşı" süresince daha hamle yapamadan ordusu yok edilmiş Mısır, karakterini çözmenin asla mümkün olamadığı bir Suriye, bitik bir Irak, Ürdün...

İsrail hava saldırısı ile önemli bir oranı çocuk, kadın ve yaşlı olan Gazze'ye hapsedilmiş Filistinlileri katletti. Başbakanımız sert çıkıştı ve bir telefon aramasını iptal ettiğini cümle aleme duyurdu. Amerika, İsrail'in kendisini koruduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler, şerefleri ve namuslarıyla ilgili zihinlerimizi kurcalayan sorularla birleştiler; yeniden...

350 ölü, 1500 yaralı. Rakamlar. Bir zamanlar Irak bölgesinden gelirdi sık sık. Nihat Genç'in belirttiği gibi, bir süre sonra insanlığımıza tükürürcesine beynimizin normalleştirdiği ve okurken hiçbir şey hissetmediği o rakamlar. 50, 100, 200, 1000, milyon. Ben hala yaşıyorum, gelir geçer ne de olsa. Devam...

Gazze. 360km2 bir alanda 1.5 milyon insan bir açık hava hapishanesi ortamında yaşamakta. Gıda ve sağlık gibi en temel yardımların bölgeye girmesi bile İsrail'in keyfine kalmış. Dilerse sokar. Manda yönetimi sırasında bölgeye sızar, iskan politikaları ile topraklara el koyar, BM'in o dönemlerde sayısız genelge, bildiri ve kınamasına rağmen durmaz/durdurulamaz, sonra Gazze'den "Lanetlenmiş azgınlar!" dercesine bir isyan roketi gelir patlar İsrail'in deniz doldurularak yaratılmış hoş topraklarına. Sonra 350 kişi ölüverir.

NTV'ye bağlanan İsrail Büyükelçisi Gabi Levi "Nefs-i Müdafaa yaptık, rakamlar üzerinden bize oyun oynuyorsunuz" diyor. Sizinkisi gibi bir nefsin de müdaafası böyle olurdu, çok da haksız değilsiniz Büyükelçi. Ne de olsa bunca zamandır Türklüğü önde tutanlar elinizden tuttu da -tıpkı geçmişte Osmanlı'nın elinizden tuttuğu gibi- adam saydılar sizleri. Böylece stratejik ortaklık, ordu teknolojileri paylaşımı 350 ölü, Serdar Ortaç'ın İsrailli kız arkadaşı, 350 ölü, rakamlar üzerinden çirkin bir oyun. Size çirkin olanı anlatayım mı ?

Hz.Yusuf'u kardeşleri nasıl kuyuya atıp terkettiler ise, Müslüman Ümmeti nüfusu İstanbulun yarısı kadar bile olmayan İsrail'e -bunu söylerken nüfusun teknoloji sahibi bir ordudan daha önemli olmadığını aklımda bulunduruyorum- karşı Filistin halkını ve kardeşlerini öyle terketmiştir. Ve İsrail tanklarını hazır etmiş, yedek askerleri orduya çağırmış bir vaziyette "İleri" emrini beklerken merkezlerin birinden, ben olacakları "korku ve ümit arasında bir hâl" ile bekliyorum. Tıpkı namaz kılarken bize önerildiği gibi. Acaba bu sefer uyanacak mı O Coğrafya ? Bu sefer korkaklıklarını, ekonomik işbirliklerini ve kaygılarını, dünyevi bağlarını bu sefer bir kenara bırakıp boğacaklar mı kara harekatı yapacak olan İsrail'i, yoksa bu kadar mı bittik ?

Allah, Filistinli kardeşlerimize, katil İsrail devletine karşı yardım etsin. Şehitlere rahmet eylesin.



Kim kimin mehdisi, kim kimin metresi anlayacağımız günler belki de çok yakındır...

Ömer Abidinoğlu Ömer Abidinoğlu hakkında:

Biraz şair, biraz yazar. Yazı ve şiirleri bir çok kez "Gerçek Hayat" sayfalarında yer bulurken bir kere de "Sözcükler" dergisinde yayınlandı. Gazete okursa genelde Birgün alıyor, Thom Yorke dinliyor ve kedileri; en başta da Kaplan mahlukatını pek seviyor. Ailesi, yazarı, koca adam olana kadar "Senden bir bok olmaz" minvalinde 'gömçürtmüştür'. Yazar, yıllar sonra, "bir bok olabilmenin" gerçek manasını ve bedelini keşfetmiş, "bir bok olamamanın" haklı gururuyla hayatında devam etmiştir.