Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

IMSA ve WEC: 2019 Öncesi Beklentilerim

19 Şubat 2019 | Spor, Diğer


Bu sene IMSA, DPI’ların tam potansiyelini görmek için iki aracı ayrı klasmana böldü. Artık DPI’lar LMP2’lerin hızına göre BoP’lanmayacaklar.

                                                            IMSA

Spor otomobil serilerinin en büyük iki şampiyonası olan WEC ve IMSA’da 2018 sezonu çok heyecanlı bir şekilde geçti. WEC süper sezonu nedeniyle 2019 Le Mans 24 saatte bitecek olan takviminin ilk bölümünde güzel yarışlara sahne oldu. Sadece bu konuda LMP1 tek Toyota’nın fabrika takımı olması nedeniyle sönüktü. IMSA’da ise 2019 Daytona öncesi yeni gelişmeler olmuştu ama ben IMSA için tarihleri 2018 Petit Le Mans yani Road Atlanta 10 saat’e kadar döndüreceğim.

Öncelikle 2019’a gelmeden önce IMSA’da yani kıta Avrupa’sının karşı kıyılarına gidelim. IMSA’da sezon ilk Daytona’da açıldığında yine DPI anlamında Cadillac 5.5 lt. Yeni bir V8’e geçmesine rağmen hala en üstün araçtı. Bunu Action Express’in 31 ve 5 numaralı araçları ile IMSA dayanıklılık yarışlarında gösterdiği performansla anlayabiliriz. Petit Le Mans’ı da Wayne Taylor Racing’in 10 numaralı Cadillac’ı kazanınca 2018 sezonunda Cadillac DPI’ın diğer rakiplerinden hala BoP’ye rağmen daha iyi olduğunu gösterdi.

IMSA'da 2018 itibari ile dayanıklılık serisi ile normal 1 saat 45 dk-2 saat süren normal seri olarak koşuldu. Bu da doğal olarak bütçe problemi yaşayan takımların normal sezonu pas geçmesine neden oldu.

Bu sene IMSA normal sezonda ise Mazda Joest ekibi genelde iki araçla kısa ve uzun yarışlarda hızlarını gösterse de hala ki buna 2019 Daytona 24 saati de eklersem çözemediler. Nissan DPI ile Extreme Motorsports bir iki yarış kazansa da şampiyonaya oynayacak kadar güçlü olamadı.

Bence IMSA açısında sezonun en büyük hayal kırıklığı ise IMSA’ya 2018’de katılan Penske takımı oldu. Sadece bir yarış kazanan Penske, Cadillac’lara ve LMP2 Core Autosport Oreca’sına karşı hiçbir şey yapamaması beni çok şaşırttı. Penske Acura’da Ricky Taylor ve Hellio Castroneves süper sürüşler yaparken F1’den tanıdığımız Juan Pablo Montoya ve  eski Peugeot pilotu Simon Paggenaud ise fazla istikrarsızdı.

Geçen yılın IMSA açısından en büyük sürprizi ise 2018 yılında BoP prototip sınıfındaki LMP2’lerin hızına göre modifiye ediliyordu. BoP’nin DPI- LMP2 arası değişmediği yarışlardan olan 6 saat Glen yarışında iyi lastik koruması ve Colin Braun’un muhteşem sürüşü sayesinde kazandı. Bu galibiyet serisi bir, iki yarış kesintiye uğrasa da 10 saatlik Petit Le Mans’a kadar sürdü. Genelinde de Core Autosports’un Oreca LMP2’si Colin Braun’un aracı teslim aldığı bölümlerde muhteşem turlar atarak 6 saatlik Glen yarışı öncesi en istikrarlı ekip olan 31 numaralı Action Express ile şampiyona yarışına ortak oldu.

Action Express ve Core Autosports arasındaki şampiyonluk çekişmesi ise 31 numaralı Action Express’in Petit Le Mans’ı daha iyi bir sırada bitirmesi ile onlar lehine bitti. 2018 bu açıdan DPI ve LMP2 kapışmasını izlediğimiz tek ve son sezon oldu. Bu sene IMSA, DPI’ların tam potansiyelini görmek için iki aracı ayrı klasmana böldü. Artık DPI’lar LMP2’lerin hızına göre BoP’lanmayacaklar. Bu arada iki yıldır istediği sonuçları alamayan Extreme Motorsports ekibinin ana sponsoru son dakika da çekilince ekipte IMSA’dan çekildi. Nissan’da DPI programını devam ettirmek için geçen yılın ikincisi Core Autosports’u seçti.

Prototipler’de kısaca bunlar olurken GTLM’de ise Daytona’da Ford’lar dokunulmazdı. Onlara en yakın takım ise mekanik problemlerle yarış ilerledikçe geriye düşen özel takım olan Risi Competizione oldu. Porsche ve Corvette’ler ise geriye kalanlar için yarışırken en dipte o zaman daha ilk yarışına çıkan M8 GTE ile yarışan BMW vardı. Sezon ilerledikçe Ford gerilere düşerken 66 ve 67 numaralı araçlar birbirinden puan alırken Porsche ise kazanma potasına dönmüştü. Bu arada geçen yılın şampiyonu 3 numaralı Corvette’i kullanan F1 pilotu Kevin Magnussen’in babası Jan Magnussen’in de içinde olduğu ekip istikrarları sayesinde hep puan olarak iyi durumdaydı. Açıkçası bu sene BMW Virginia’da kazanmasına rağmen hiçbir zaman şampiyonaya ortak olacak konumda olmadı.

Porsche’de Sebring’i, veya Petit Le Mans gibi yarışları kazanmasına rağmen istikrarsız sürüşler nedeniyle şampiyonluğu kaçırdı. Özellikle Porsche’nin tüm sezon genelinde 911 numaralı aracındaki istikrarsızlığı çözmesi lazım. Corvette’de ise araç genelde açık ara en hızlı üçüncü araç olmasına rağmen sırf pilotlar beladan uzak durduğu için 3 numaralı Corvette Magnussen- Garcia ikilisi şampiyon oldu. Corvette’de 4 numaralı Millner-Gavin’in olduğu ekipte de Porsche’deki 911 ekibinde olduğu gibi istikrarsızlık ve kazaya karışma gibi huyları var. İki ekipte bunu çözmeli.

Risi Competizione ise sadece geçen sene Daytona, Sebring ve Petit Le Mans’da yarıştı. Sebring yarıştıkları en iyi yarış olsa da Ferrari fabrika pilotlarını kiralamalarına rağmen Ferrari’den tam destek görmedikleri için şu an takım ne katıldıkları yarışlarda istediği sonuçlara yakın ne de IMSA’yı tam sezon kovalayabiliyor.

Avrupa’nın GT3’ü sayılan GTD sınıfında ise bence hikaye sadece iki araçtan ibaret. Sezonun ilk bölümünde uzun ve kısa yarışların çoğunu JDC Miller Lamborghini'si  kazandı. Sezonun ikinci yarısında ise Acura kullanan Micheal Shank Racing takımının 85 numaralı aracı kazandığı yarışlarla şampiyonluğa ortak oldu. Arada Lexus, Porsche ve Ferrari’ler de yarış kazansa da sezon bu iki takımın hakimiyetinde geçti. 2017 şampiyonları Scuderia Corsa sadece son yarış olan Petit Le Mans’ı kazandı ve Sebring’de ikinci oldu. Porsche ise Wright Motorsports ile iki yarış kazansa da GTLM Porsche’leri gibi istikrarlı olmadığı için şampiyonadan çok uzak kaldı. Lexus 3GT takımı ise genelde yarışlarda iyi tablo çizse de kazalar ve yarış sonlarındaki yarış hızlarından dolayı istediklerini alamadılar. Şampiyonayı ise JDC Miller takımı Petit Le Mans'ı Micheal Shank Racing Acura'sının önünde bitince şampiyon oldu. 

 

                                                                 WEC

IMSA’da 2018 sezonu kısaca böyle geçerken WEC süper sezonun ilk bölümü ise Spa’da başlamıştı. Dünya dayanıklılık şampiyonasında sezon öncesi beklentiler Toyota’nın TS050 ve iyi pilotları ile şampiyonayı domine etmesiydi. Ayrıca şampiyonaya ve Toyota'ya 2018 itibari ile iki kez F1 dünya şampiyonu Fernando Alonso katıldı. Özel takımlar Rebellion, Dragonspeed ve SMP takımları yeni araçları LMP1’e adım atıysa da Hybrid güçleri olmadıkları için her yarışa bir sıfır geride başladı. Buna FIA’da EoT ile pek yardımcı olmayınca son iki yarış dışında 8 numaralı Alonso-Nakajima-Buemi üçlüsünün Toyota'sı kazandı. ve  Fuji ve Şanghay'ı da 7 numaralı araçta Conway-Kobayashi-Lopez üçlüsü kazandı. Şu an şampiyona da iki Toyota başabaş şekilde 1000 mil Sebring’e gidiyor. Silverstone'da ise Toyota'lar diskalifiye olunca 3 numaralı Rebellion kazandı. 

Özel LMP1 takımlarında ise Sebring öncesi duruma gelirsek Rebellion takımı gençlerden oluşan 3 numaralı ekibi ile şu an özel takımların en iyisi durumunda bulunuyor. Şampiyona’nın muhtemelen en iyi pilot üçlemelerinden birine sahip olan 1 numaralı Lotterer-Jani-Senna üçlüsü yaptıkları hatalar ve mekanik aksaklıklardan dolayı bence bu senenin en büyük hayal kırıklığı durumunda bulunuyor. Rebellion’ın Oreca şasisi kuru zeminde ve Le Mans’da iyi olsa da en büyük rakipleri SMP’ye karşı yağmurda çaresiz durumdalar. Özel takımların hepsinin problemi LMP1 takımlarının lastik sağlayıcısı Michelin’in lastikleri sadece dört çeker Toyota’ya göre dizayn ettiği için diğer tüm takımlar lastikleri ıslak veya kuru zeminde ideal ısıda kullanamıyor. Bu yüzden EoT etki edebilecek bile olsa bu problem giderilmeden LMP1’den heyecan beklemek anlamsız. Daha da garibi bu problemi takımlardan önce Michelin’in Şanghay öncesi değil daha Paul Ricard’daki sezon öncesi testlerde çözmesi gerekirdi.

LMP2’de ise sezona hızlı giren Signatech Alpine, G-Drive, TDS Racing ve Jackie Chan DC Racing arasında bir sezon geçiyor. G-Drive sezona Spa’da galibiyet ile girse de Le Mans 24 saat’de diskalifiye edildikleri için galibiyet Signatech Alpine takımına gitti. Silverstone’dan itibaren de Jackie Chan DC Racing 37 ve 38 numaralı araçları ile yarışları domine etti. Şanghay sonrasında ise 37 numaralı ekipteki tüm Malezyalı pilotlar Sebring’de Jackie Chan DC Racing adına yarışmayacak. Signatech ve G-Drive sezonu iyi açsa da JC DC Racing, Le Mans sonrası LMP2 sınıfını kontrol altına aldı diyebiliriz. Son yarışta 31 numaralı Drangonspeed LMP2’si ile Maldonado ve Davidson gibi pilotları bulunduran ekip sezon başındaki hatalarını arkada bırakıp Şanghay’da podyuma çıktı. Tabi Maldonado’nun Fuji’de 71 numaralı AF Corse GTE-Pro Ferrari’sini sınıfını kazanmaya giderken neredeyse yarış dışı bıraktığını da unutmayalım. Maldonado ve Dragonspeed biraz daha F1’den kalan hatalarını ilerleyen yarışlarda daha da azaltmalı.

GTE Pro’da ise Spa’da hızlı başlayan Ford, IMSA’da olduğu gibi sezon ilerledikçe gerilere düşmeye başladı. Le Mans’da dokulunmaz olan Porsche’lere tek araçları ile 68 numaralı ekipleri ile kafa tutan Ford özellikle Silverstone itibari ile hız olarak Porsche’nin gerisine düşerken strateji yönünden de Silverstone ve normal şartlarda da Fuji’de de AF Corse’nin arkasına düştü. Porsche, 2018 RSR’ları ile Le Mans sonrası en hızlı araç olurken yarıştan yarışa Şanghay dışında Ford ve Ferrari arasında ikinci en hızlı araç gitti geldi. Fuji’den itibaren BoP ile Aston Martin partiye katılsa da yarış başlarında hızlı olan araç kuru zeminde yarış sonlarında o kadar iyi olamadı. Şanghay’da ise 95 ve 97 numaralı Vantage’lar ıslak zeminde ve 4 saati kırmızı bayrakla duran yarışta ilk iki sırayı aldı.

2018-2019 Süper sezon sonunda GTE-Pro’dan ayrılmasına kesin gözüyle bakılan MTEK BMW ekibi var. Açıkçası M8 GTE şu ana kadar BoP yardımlarına da rağmen WEC’de istediği sonuçları alamadı. Sezonun 2019 bölümünde de herhangi bir galibiyet gelmezse bende BMW’nin WEC’den çekilmesine şaşırmam. BMW, IMSA’da Rahal Letterman Racing ile daha iyi işler yapıyor. Tabi IMSA’da sadece Corvette, Ford ve Porsche var. Ayrıca BoP’de bazı yarışlarda bazı takımlara daha öncelik tanıyor. WEC’de daha fazla fabrika takımı olup BoP’de daha yakın olunca BMW aerodinamik sürtünmesi en fazla olan aracı ile doğal olarak zorlanıyor.

GTE-Am’de yani amatör klasmanda ise bu sene 2017 Porsche 911 RSR’larına kavuşan Dempsey Proton rüzgarı esiyor. 2018 Spa ve Fuji dışında tüm yarışları kazanan ekip bu yarışları da yine RSR kullanan Tech 1 Racing ve Aston Martin’in amatör takımına kaybetti. Şampiyonaya yeni katılan İngiliz GT şampiyonası galibi TF Sport ise ilk yarış Spa’yı abisi sayılacak Aston Martin AM takımına kaybetti. Bunun dışında takım genelde hep podyum potasında yarışıp ilk senesi için iyi işler çıkartıyor. TF Sport’un WEC ekibinde tecrübeli Charlie Eastwood ile International GT Open’da GT3 Vantage ile çok güzel işler çıkartan şampiyonanın en iyi bronze pilotlarından olan Salih Yoluç var. Salih, Türk motorsporlarını takip edenlerin yeni yıldızlarından biri ve geçen yıl Le Mans 24 saate katılan ilk Türk pilot oldu..

Diğer takımlara dönecek olursak Ferrari kullanan takımlar bu sene iyi pilot takviyelerine rağmen artık araç eskidiği için en fazla podyum için mücadele ediyor. Spirit of Race 54 numaralı aracına gelen eski F1 pilotu Giancarlo Fisichella takviyesi neredeyse yeni RSR farkına rağmen Le Mans 24 saati onlara getirecekti. Bir diğer eski F1 pilotu ve Le Mans galibi olan Oliver Beretta’nın ekibi MR Racing ise daha çok podyum için yarışan ama ya şanssuz bir şekilde ya kazaya karışan ya da teknik arızalarla uğraşan bir takım. Fuji’deki en büyük güvenlik aracı periyodu MR Racing Ferrari’sinin start finiş düzlüğünden kendiliğinden arka tarafının parçalanmasından dolayı oldu. Clearwater Racing de Matt Griffin’in çabalarına rağmen daha iyi bir sonuç alamadı. Podyum potasında olsa da ya Tech 1 ya Dempsey Proton veya TF Sport onlara bu fırsatı vermedi.

Tech 1 Racing ise ALMS’de Flying Lizard Porsche RSR’ı efsane yarışlar çıkaran Joerg Bergmeister ile Fuji’yi kazandı. Takım , Dempsey Proton ile Porsche Junior pilotlarını yarıştırıp deneyim kazandırıyor. Şu ana kadar çıktıkları podyumlarla ve kazandıkları yarışlarla ileride bu iki takımda yarışan gençleri ilede GTLM veya GTE-Pro Porsche’lerinde görebiliriz.

Sonuç olarak iki şampiyona da 2018’i güzel bitirdi. IMSA testleri ve Daytona gösterdi ki, 2019’da iyi geçeceğe benziyor. WEC’de ise LMP1 dışında tüm sınıflar her sonuca açık duruyor.  

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''





YAZARIN DİĞER YAZILARI