Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

F1 2019: Sezon Öncesi Testler sonrası Beklentiler

14 Mart 2019 | Spor, Diğer


F1 takımları, 2019 sezonu öncesi testlerini 18-21 Şubat ve 26 Şubat-1 Mart tarihleri arasında Barcelona’daki Katalunya pistinde yapıldı. Bu sene Aerodinamik anlamda kurallarda değişiklik olduğu için en azından 2009’daki gibi hem g...

F1 takımları, 2019 sezonu öncesi testlerini 18-21 Şubat ve 26 Şubat-1 Mart tarihleri arasında Barcelona’daki Katalunya pistinde yapıldı. Bu sene Aerodinamik anlamda kurallarda değişiklik olduğu için en azından 2009’daki gibi hem griddeki güç dengesinin değişmesi ve pist üstünde geçişin artmasına yönelik değişiklikler yapıldı.

Williams takımı araç hazır olmadığı için ilk testlerin sadece son gününe katılırken, Teknik direktörleri Paddy Lowe ise ailevi sebeplerden takımdan ayrıldığı açıklandı. Bu durum bana James Allison’un aynı nedenlerden dolayı Ferrari’den ayrılıp Mercedes’e geçişini hatırlattı. Lowe’un yeni takımını sezon Melbourne’da açıldıktan sonra tahmini Çin ve İspanya arasında duyum olarak öğreniriz diye düşünüyorum. İlk testlerde Williams dışındaki en büyük şok ise son şampiyon Mercedes’in yeni aracı W10’un beklenen kadar iyi çıkmayıp Red Bull ve Ferrari’den yavaş kalmasıydı. Özellikle W10’un ne Bottas’ın ne de Hamilton’ın elinde çok dengeli bir araç gibi görünmedi. Özellikle onboard görüntüleri inceleyince araç özellikle ikinci sektördeki hızlı virajlarda çok önden kaymaya meyilli görünüyor.

Buna yine testlerin ilk haftasında Mercedes’in yaşadığı mekanik problemleri de ekleyince son şampiyonlar 2019’a istedikleri gibi başlayamadılar. En azından ilk hafta testlerin en hızlı aracı Ferrari SF90’dan 0.5 sn. Daha yavaş bir W10 vardı. İkinci hafta ise Mercedes neredeyse Ferrari klonu sayılacak ama içinde Mercedes’in ilk testlerde denediği konseptten de izleri bulunan neredeyse B versiyonunu Katalunya pistinde test etti. Mercedes’in beş gün içerisinde neredeyse yeni araç ortaya çıkarmasını ise sezon öncesi FIA ile aralarında yeni kurallar hakkındaki görüşlerde FIA’nın hangi konsepti kurallara uygun görmesi ve Mercedes’in hangi konsepti rüzgar tünelinde daha fazla verim aldığından emin olmamasına bağlıyorum.

W10’un Test 2 versiyonu ise hem yarış simülasyonlarında hem de tek tur’da Ferrari ile arasındaki farkı geçen seneki 0.2 sn. civarına düşürdü. Ama W10 hala Ferrari kadar dengeli bir araç değil. Bu da Mercedes’in en büyük hastalığı olan lastik parçalamayı Test 1’deki versiyona oranla azaltsa da yine de Ferrari kadar iyi değil. Son şampiyonlar yeni sezona Ferrari ile galibiyet mücadelesi vermeyi ummuyoruz dese de bence galibiyet mücadelesinin içerisinde göreceğimizi düşünüyorum.

Geçen sezonun ikincisi Ferrari’de ise her iki testte de hız açısından takım en iyi araca sahip göründü. Ayrıca takıma yeni katılan Ferrari genç sürücü programından çıkan Charles Leclerc’da hızı ve istikrarı ile takımı büyüledi. Araç SF90 ise hem tek turda hem de uzun atılan turlarda çok stabil ve hızlı göründü. Hatta sırf izlediğim bazı turlarda gözlemlediğim yumuşak olan C5 ve C4 hamurlarında atılan lastiklerle atılan turlarda motor gücü ve ERS’i zorlamadan çok iyi tur zamanları yakaladılar. İlk hafta Ferrari için soğutma problemlerine rağmen iyi gitse de ikinci hafta dayanıklılık sorunları tur zamanlarının önüne geçti. Buna Vettel, uzun tur simülasyonu yaparken janttan kaynaklı lastik patlaması sonucunda takım baya test süresi kaybetti. Buna ikinci hafta kullanılan pakette oluşan aşırı ısınma problemleri birleşince takım son testin son gününe kadar yeterince zamanı iyi kullanamadı. Son günde de Vettel yarış simülasyonu yaparken elektrik problemi nedeniyle yolda kalınca Ferrari sezon öncesi testleri sıralama ve yarış hızında çok hızlı ama bir o kadar da dayanıksız bir araçla Melbourne’a gidiyor. Ayrıca soğutma problemi Ferrari motoru kullanan Haas ve Alfa Romeo’yu da etkiledi.

Red Bull ise Honda ile yeni bir geleceğe adım atıyor. Red Bull artık yeniden fabrika takımına geri döndü. Honda, Newey’in istekleri üzerine Honda’nın kendi deyimiyle agresif bir dizayn motora sahip olan RB15 ile her iki testte de göz doldurdu. Hatta Honda motorlu Toro Rosso ve Red Bull iki test boyunca en dayanıklı ekip oldular. RB15 ise yarış hızı bakımından GPS verilerine göre Ferrari’nin hemen arkasında görünüyor. Tek turda da araç yine Ferrari gibi tüm lastik hamurlarında çok hızlı. Maalesef takımın genç pilot programından gelen yeni transferi Pier Gasly hem ilk testte hem de ikinci testte kendi hatalarından dolayı yaptığı kazalardan takıma pist üstü çok zaman kaybettirdi. Hatta ikinci testin son gününde Pier Gasly’nin bir gün önce yaptığı kazanın etkilerinden dolayı Max Verstappen tur atamadan testi bitirmek zorunda kaldı. Red Bull Honda’da görünen araç hızlı ve geçtiğimiz yıl sonu gördüğümüz Verstappen olursa iyi bir kombinasyon olacaktır. Ama takımın diğer pilotu Pier Gasly hatalarını kesmezse takımdaki tek çürük yumurta olarak görünüyor.

Gridin orta sıraları ise tamamen bir bilinmez bir durumda. Bu konuda benim gözlemlediğim iki favori ise Renault ve Alfa Romeo olarak görünüyor. İki takımda motor bazında bazı sorunlar yaşadıysa da Renault uzun turlarda ikinci sektörde çok iyi görünürken, Alfa’da çaylak Giovanazzi ile atılan uzun turlarda iyi göründü. Alfa’nın uzun tur performansı daha ikinci hafta düşerken tek turda yine de iyi göründüler. Renault ise çok göze batmadan hem Hulkenberg hem de yeni takım arkadaşı Ricciardo elinde iyi göründü. Tek turda bence Alfa ile Renault neredeyse aynı hızda gibi görünüyor. Bu arada Alfa Romeo’nun ön kanat dizaynı Ferrari ile birlikte standartları belirliyor görünüyor ama aracın arka kısmında Ferrari gibi bir soğutma sorunu var.

Renault ve Alfa’nın gerisinde bence hız olarak daha az göze batan Haas ve Toro Rosso var. Toro Rosso özellikle C5 lastiklerle iki pilotuyla çok hızlı turlar atsa da genel anlamda yarış hızında pek ortalıkta görünmediler. Özellikle Toro Rosso dayanıklılığı ile dikkat çekti. Bence Haas tek turda Toro Rosso’dan daha hızlı görünüyor. İki takımda uzun turlarda öyle dikkat çekici şeyler yapmadı.

Bu iki takımın arkasında zorlananlar grubu diyebileceğimiz Racing Point, Mclaren ve Williams bulunuyor. Racing Point takım son anda kurtarıldığı için 2019 aracına bir nevi 2018-19 karması bir araçla teste çıktı. Araç dayanıklılık konusunda hızına göre biraz daha iyi göründü ama geçen sene olduğu gibi Lance Stroll gibi bir pilota sahip olmalarına rağmen İspanya GP’si itibari ile daha önlere yaklaşacaktır. Mclaren ise tam arafta diyebiliriz. Yeni pilotlar Sainz ve Norris, C4 ve C5 lastikleri hızlı turlar atsa da takım yarış hızı olarak çok dikkat çekmedi. Pistte araç iyi görünse de yeterince kazanan hamuru varmış gibi durmadı. Mclaren en iyi ihtimalle sezon ortası sonrası öndekilere yaklaşabilir. Şu durumda en iyi ihtimal Q1’de Williams’a eşlik edecek gibi duruyor.

Williams’da ise tanıtım sonrası hazır olmayan araç anca ilk testlerin son gününe yetişebildi. Takım ikinci testlerde km yaptıysa da o kadar yavaş kaldı ki testleri takip eden tüm gazetecileri endişelendirdi. Buna takıma yeni olan son F2 şampiyonu George Russell ve eski test pilotları Robert Kubica’nın da yarış pilotu olarak yeni oldukları için(2011 öncesi dahil değil) takım testlerden hiçbir şey elde edemeden Melbourne’a gidiyor. Sıcak havada takımın bolca mekanik arıza ile uğraşıp gride bile bazı yarışlarda çıkmakta zorlanacağını düşünüyorum. Kısaca Williams’ı çok zor bir sezon bekliyor. Avustralya GP’si öncesi takımın teknik direktörü Paddy Lowe’da ailevi sebeplerden takımdan ayrıldı. Bence Williams’ın düzelmesi için yönetiminde ve işleyişinde değişiklik yapması şart yoksa takımın kapanması işten bile değil.

Sonuç olarak 2019 sezonuna girerken yeni kurallar ile benzer bir grid dizilimine ama daha farklı bir sezona gidiyoruz. Bence Mercedes, İtalya’ya kadar şampiyona içinde olursa yine şampiyonanın favorisi olarak görünüyor. Ferrari’nin ise pilotaj yönünden daha az hata ile Monza sonrası Mercedes ile yüzeleşecek bir plana ihtiyacı var. Red Bull ise bence bu sene daha potada olup yılın kara atı olma konumunda bulunuyor. Son iki sıra dışında ise orta sıralarda kim nerede tahmininde bulunmama rağmen kestirmek zor. Hepsini bu haftasonu öğreneceğiz.

Bu  yazıyı bugün hayatını kaybeden FIA yarış direktörü Charlie Whiting'e adıyorum. Charlie hayatını F1'e adamıştı ve F1'e güvenlik açısından çok şey kazandırmıştı. Şu an F1 bu kadar güvenliyse sebeplerinden biri Charlie ve pilotların iyi iş birliği yapmaları olmuştur. 

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''





YAZARIN DİĞER YAZILARI