Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

F1 2018 Sezon Değerlendirmesi

28 Aralık 2018 | Spor, Diğer


F1 2018 sezonu 23-24 Kasım tarihlerinde yapılan Abu Dhabi GP’si ile sona erdi. Sezonun ilk yarısına yani Monza’ya kadar olan kısmında şampiyonanın son yarışa kadar gideceği beklentisi vardı. Ama Mercedes AMG Petronas takımı önce İtalya’ya Ferrari’yi yenebilecek güçte bir motor güncellemesi getirdi. Bu güncellemeyi Singapur’da gelen çok iyi bir aerodinamik bir güncelleme takip edince sadece iki yarış ve bir ay içinde şampiyonanın seyri değişti.

F1 2018 sezonu 23-24 Kasım tarihlerinde yapılan Abu Dhabi GP’si ile sona erdi. Sezonun ilk yarısına yani Monza’ya kadar olan kısmında şampiyonanın son yarışa kadar gideceği beklentisi vardı. Ama Mercedes AMG Petronas takımı önce İtalya’ya Ferrari’yi yenebilecek güçte bir motor güncellemesi getirdi. Bu güncellemeyi Singapur’da gelen çok iyi bir aerodinamik bir güncelleme takip edince sadece iki yarış ve bir ay içinde şampiyonanın seyri değişti.

Buna Vettel’in Monza’da Hamilton’a karşı yaptığı savunma sırasındaki hata ve Singapur’daki gibi yanlış pit stop taktikleri de pek işe yaramadı. Sezonun ikinci yarısında geçen yıl olduğu gibi Mercedes ve Hamilton güncellemeler ile yakın olan yarışı tek atın koştuğu bir yarışa döndürdü. Hamilton özellikle Monza’dan Abu Dhabi GP’sine kadar kullandığı W09 kadar kusursuzdu. Buna ona baskı yaratmaktan uzak ve Rusya’da takım emri ile galibiyetini Hamilton’a veren bir Bottas’ta olunca Hamilton rahatlıkla şampiyonluğa ulaştı. Bottas sezona iyi başlasa da sezon ilerledikçe Hamilton’a yeterince baskı yaratamadı. Hibrit döneminde Mercedes ile ilk galibiyet alamayan pilot oldu. Mercedes’in patronu Toto Wolf’un da Bottas için çok iyi bir yardımcı demesi de Bottas’ın mental seviyesi için hiç iyi olmadı. Eğer Bottas seneye Rosberg yapmazsa yerini her koşulda artık eski Force India pilotu olan Estaban Ocon’a bırakacak gibi duruyor.

Ferrari ise SF71H ile sezonu çok iyi açsa da sezon ortasından itibaren yine gelişime yarışında geriye düştü. Özellikle motor konusunda FIA’nın Mercedes’in isteği ile denetlediği motor ve ikinci sensör olayı çok konuşuldu. Bence Ferrari, sezonun ikinci yarısında normal motor modlarında yeni güncellemelerde daha az güç üretmesinin bedelini ödedi. FIA’nın denetlemesi de takımı daha da muhafazakar davranmaya itti. Pilotlar açısından ise Vettel yine yarış içi hatalarını sürdürdü. Amerika, İtalya gibi hatalarından dolayı geriye düşen Vettel sezonun ikinci yarısında bekleneni veremedi. Tam tersi şekilde 39 yaşında Ferrari’deki son sezonunu koşan Kimi Raikkonen ise ABD’de galibiyet alıp Abu Dhabi ve Singapur dışında tüm yarışlarda podyuma çıktı. Kimi özellikle sezonun ikinci yarısında hala ne kadar iyi olduğunu gösterdi.  Kimi ve Alonso’nun formu bize bir yönden buna Hamilton ve Vettel’de dahil, şu andaki gridde bir sürü alt seri şampiyonu olsa da Senna, Schumi, Prost, Clark veya Fangio sınıfından ne kadar uzak olduklarını gösteriyor.  2018 gridi bir sürü şampiyona sahip olsa da maalesef geçmişteki kadar özel pilotlara sahip daha değil. Gelecek ne gösterir göreceğiz.

Red Bull ise RB14 ile şampiyonluk kazanma hayalleri kurmuştu ama sadece yarış kazanmak ile yetindiler. Verstappen özellikle sezonun son yarışlarında çok istikrarlıydı. Buna Renault’ya giden Ricciardo’nun bir sürü iki numara talihsizliği yaşamasınında payı var. Renault son yarışlar için Spec 3 ve 4 motoru kullandı. Red Bull’da güncellemeleri sayesinde sezon sonunda daha rekabetçi oldu. Genelde sıralama ve yarışta Verstappen daha iyi olan pilot oldu. Ricciardo ise sezon başındaki momentumunu Monaco sonrası kaybetti ve bir daha podyum göremedi. İşin kötüsü Renault ile de mucize olmazsa yakın zamanda görmesi de zor görünüyor. Red Bull'un seneye Honda motoru ve yeni kurallar ile daha rekabetçi olmasını bekliyorum. 

Renault ise Haas ile giriştiği dördüncülük mücadelesini Hulkenberg’in istikrarı ve Haas’dan Grosjean’ın Avustralya dışında sezonun ilk yarısındaki kötü sonuçları sayesinde rahatlıkla kazandı. Renault sezonun en başında Haas ve Mclaren ile geriye kalanların en iyisi için mücadele etti. Sezon ortasından itibaren ise bazı pistlerde Racing Point ve Haas ile mücadele etti. Sürücüler anlamında Hulkenberg, Sainz jr.’ı bu sezon bir iki yarış dışında resmen domine etti.  Açıkçası Jolyon Palmer sonrası Sainz daha hızlı olsa da Renault’un hayalindeki etkiyi yaratamadı. Hulkenberg ise sezonun son üç yarışı dışında takımı sırtladı. Ama bazı yarışlarda araç Q3’e bile kalamadı. Genelde iyi şasinin beklendiği pistlerde araç hep yavaş kaldı.

Haas’da ise bambaşka bir problem vardı. VF-18 hız olarak geriye kalanları en iyisi iken, pilotlar bu potansiyeli yeterince kullanamadı. Sezon başında Magnussen takımı sırtlarken sezon sonunda Grosjean takımı sırtlayan oldu. Bu yüzden dolayı Haas kolay şekide takımlar sıralamasında dördüncü olacakken beşinciliğe razı oldu. Takımın en iyi derecesi ise Avusturya’daki dördüncü ve beşincilik oldu. Melborune'daki fiyasko pit stop'un takımdan ne götürdüğü sezon sonunda anlaşıldı. 

Toro Rosso ve Sauber ise bu sene bazı yarışlarda Haas ve Renault’yu geçti. Ama genel olarak tek pilota bağımlı oldukları için Haas ve Renault’dan markalar şampiyonasında geride kaldılar. Toro Rosso’da Gasly özellikle Bahreyn’deki dördüncülük ile Honda motorlu Toro Rosso’nun potansiyelini göstermişti. Macaristan’da da geriye kalanların en iyisi olunca herkes Toro Rosso şasisi ve Honda motorunun ne kadar yol kat ettiğini gördü. Maalesef takımda Gasly’nin hızına ayak uyduramayan iki kez WEC şampiyonu Hartley ise sıralamalarda Gasly’den çok geride olmasa da yarışlarda gerilerde kalınca sezon sonunda koltuğunu F2 üçüncüsü Albon’a kaybetmekten kurtulamadı. Açıkçası Hartley’den beklentim daha fazlaydı ama o da LMP1’den F1’e geçişte zorlandı. Alonso ve 2015’de Hulkenberg’de gördüğümüz üzere F1’den LMP1’e geçiş biraz daha kolay oluyor. Toro Rosso özellikle sezon sonuna doğru çok kan kaybetti. Araç yavaş kaldı. Gasly formdan düştü. Bu sırada Hartley daha iyi işler çıkarsa da yarış başlarındaki sıra kayıpları F1 yolculuğunu bitirdi. Seneye Gasly Red Bull’da Ricciardo’nun yerine geçerken Hartley’nin planları daha belli değil. 2019’da Toro Rosso’da Red Bull’un iki defa kovduğu Kvyat ve Albon yarışacak.

Sauber ise sezona baya yavaş başlamıştı. Leclerc’ın araca ve takıma alışması Bakü’ye kadar sürdü. Orada da ilk puanlarını alarak potansiyelini gösterdi. Sezon başında Ericsson hem yarışlarda hem de sıralamalarda daha iyi iş çıkardı. Hatta Bahreyn’de takımın ilk puanlarını aldı. Ama Bakü sonrası işler değişti ve Leclerc genelde Q3 de yer alırken Ericson genelde Q2’de kalıyordu. Yarışlarda Rusya ve Fransa’da olduğu gibi Leclerc Haas, Renault ve Toro Rosso ile mücadele etti. En son Brezilya’da hafif ıslak zeminde slick lastikle Q2’de attığı turu ile Ferrari’nin niye Leclerc’la hızlıca kontrat imzaladığını anlayabiliyorsunuz.  Sauber seneye Ferrari’den ayrılan yaşlı kurt Kimi Raikkonen ve Ferrari genç pilotu Antonio Giovanazzi ile yarışacak.

Force India veya adı değişen Racing Point ise Perez ve Ocon ikilisi ile genelde Q3’e kalsalarda Belçika GP’si dışında kendilerini fark yaratacak halde bulmadılar. Özellikle sezon başında bütçe dolayısı ile zorlanan takım sezon ilerledikçe kendine geldi. Takım satılırken de zirveye ulaştı. Sıralamalarda Ocon daha iyi olsa da Bakü’deki podyum da dahil takımı yarışlarda ve puanlarının çoğunu Perez aldı. Ocon ise son Brezilya GP’sinde Verstappen ile olduğu gibi gereğinden agresif davranarak kazalara karıştı. Bu da zaten sezon sonunda koltuğunu kaybedip Mercedes’in yedek ve test pilotluğuna götürdü. Açıkçası Ocon Mercedes sürücü akademesi’nin kötü yönetilmesinin sonuçlarını yaşıyor. Perez ise yarışlardaki istikrarını puan olarak geriye kalanların en iyisi olarak gördü.

Bu sezonun en kötü iki takımı ise 90’ların başını domine eden Williams ve 98-99 da şampiyonluklar alan Mclaren oldu. Özellikle Mclaren bu konuda kesinlikle ayrı bir tez konusu bile olur. Honda ile geçen üç başarısız sezon ardından daha iyi olmasını bekledikleri yılda 2017 aracından daha az yere basma kuvveti üreten MCL32 ile takım sadece Williams’ı hız olarak geçebildi. Sezon başında Alonso’nun kahramansı sürüşleri ve sezon sonunda Vandoorne’nun aldığı puanlar ile Toro Rosso, Williams’ın önünde kalabildiler. Araç özellikle sezon ortasında güncellemelere rağmen diplere demirlemekten kurtulamadı. Alonso, Macaristan’daki gibi iyi sürüşler sergileyip Vandoorne’u 21-0 ile sıralama turlarında yendi. Alonso WEC ve Indy ile F1 dışında hayatın tadını alınca kazanma şansı olmayan bir araçla daha fazla debelenmek yerine emekli olup başka serilerde yarış kazanmaya odaklandı. Bunlardan biri de seneye Chevrolet motorlu Mclaren’ı ile Indy 500 olacak. Alonso’nun takım arkadaşı Vandoorne ise sezon başından sonuna kadar Alonso’nun hız olarak çok gerisinde kalıp hep yolunu kaybetmiş şekilde sürdü. Bu da zaten sezon sonunda yerini yedek pilot olan Lando Norris’e kaybetmesine neden oldu.

Williams’da ise işler daha da kötüydü. Gridin en kötü pilot ikilisi Stroll ve Sirotkin ile Q1’i geçmekte zorlandı. 2018 Williams Paddy Lowe yönetimindeki ilk araçtı ama pilotlar çaylak ve yeterli geri bildirim veremeyince araç tüm sezon boyunca en dipte kaldı. Test pilotu Kubica ise bazı yarışlarda ilk antremanlara çıkarak hem para hem de geri bildirim konusunda yardım etmeye çalıştı. Ama o da pek işe yaramamış gibi duruyor. Stroll ve Sirotkin bazı yarışlarda kendilerini gösterselerde yine de sonunculuktan kurtulamadılar. Bunu sonunda Williams’da fark etmiş olacak ki. Stroll Racing Point’i satın aldıktan sonra sürücü kadrosunu F2 şampiyonu ve Mercedes genç pilotu George Russell ve test pilotları Robert Kubica oldu. Açıkçası seneye de Williams’dan pek bir şey beklemiyorum. Belki kural değşiminde küçükte olsa orta sıralara yaklaşma şansları olur.

Sonuç olarak 2018 şampiyonluk mücadelesi anlamında önce Almanya sonra da Monza’ya kadar çekişmeli geçmişti ama Vettel ve Ferrari’nin hataları şampiyonanın yine erkenden Mercedes ve Hamilton’a gitmesine sebep oldu. Şampiyonanın ikinci yarısında Kimi’nin Amerika’daki galibiyeti ve Bottas’ın ikinci pilot olduğunun vurgulandığı bir yıl oldu. Orta sıralarda Leclerc ve Gasly gibi genç yıldızların yükselişleri varken dördüncülük içinde Haas ve Renault kapışmasını izledik. Ve 2018 Hartley, Sirotkin ve Vandoorne için F1 yolculuklarının sonu olurken iki kez dünya şampiyonu Fernando Alonso’nun F1’den emekli olduğu yıl oldu.

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''