Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

Bir Varmış Bir Yokmuş......

03 Eylül 2014 | Güncel, Politika


Dışarıya çıkın ve insanların arasına karışın. Etrafınızı gözlemleyin. Detaylara inin ve detayları inceledikçe toplumun nasıl içten içe hem ahlaki hem de manevi çöküşüne şahit olun. İyi şeyler olmuyor mu ? Tabii ki oluyor ama maalesef iyilerin çabaları sınırlı kalıyor. Bu durum sokaktan siyasete değişmiyor. Sokaklar ve siyaset paralel hareket ediyor. Toplum, siyaset ile birlikte büyük bir revizyon geçirmeli. İşte nedenleri:

Ülkemizde her seçim zamanı fark ettiğimiz ama müdahale de yetersiz kaldığımız durumlar var. Bunlar sandık başında bağımsız STK’ların başardıkları ve başarmaya çalıştıkları durumlardan çok daha farklı sorunlardan oluşuyor.

Muhalif seçmenler için hayat ve seçimler çok kolay geçmiyor. Bunun en büyük sebebi ise muhalefet partilerinin özellikle CHP ve MHP’nin politikalarının beğenilmemesine rağmen seçmenlerin birçoğu istemeden bu partilere oy vermek zorunda kalıyor. Bu sorunun yaratılmasında yüzde on barajının varlığı da önemli bir neden. Bir başka neden de özellikle son iki seçimde gördük ki. CHP ve MHP; bütün stratejisini bunun üzerine kuruyor. Burada ki en büyük problem bu iki partinin yüzde on barajının getirisinden dolayı kendilerini AKP’nin tek alternatifi olarak muhalif seçmenlere dayatıyorlar.

Geçen yıl yaz aylarında meclisten umduğunu bulamayan seçmenlerin Gezi yoluyla demokratik haklar ve daha iyi bir muhalefet istemişlerdi. Ama bir yıl sonra görüyoruz ki, ana muhalefet partileri ve kısmen de olsa HDP bu durumu görmezden geliyor. Görmezden gelmedikleri vakit de adını söylemekten öte bir iş yapmıyorlar. Türkiye de hiçbir seçmen zorunlu bir şekilde belli partilere oy vermek zorunda değil. Yüzde on barajı gibi bir engel olmasa şu anda bize mecbursunuz diyen partiler şu andaki oylarını koruyamazlar. CHP’nin özellikle sol gibi kendini gösterip sosyal demokrat çıkacak herhangi bir parti veya STK’nın önüne geçmesi daha iyi bir siyasetin önünü tıkamakta. MHP’nin sorunu ise daha nötr dursa da politika üretememesi. Arada sırada iktidar partisi kendi istemediği takdir de geçmeyecek önergeler vererek ’’engelleniyoruz’’ demek açıkçası yeterli değil. Sonuçta bu önergeler ki SOMA gibi önemli önergelerde içinde kamuoyu oluşturmadan muhalefet etmenin boşa sallamaktan bir farkı yok.

Muhalif seçmenlere son iki seçimde istemedikleri veya güvenmedikleri adayları dayatan partilerin bakış açısı sadece eleştirmekten öteye gitmedikleri AKP’den pek farklı değil. Özellikle adayların anti-AKP mottosundan ileriye gidemediği bu seçimler gösterdi ki. Muhalefet partilerinden CHP ve MHP özellikle seçmenlerin AKP’yi istememelerini işlerine gelecek şekilde anlayıp yorumlamaları açıkçası affedilir bir durum değil. Muhtemelen 2015 deki genel seçimlerde de benzer bir senaryo göreceğimizi varsayarsak durum muhalif seçmenler açısından berbat.

Bu durmu değiştirecek seçmenlerin(genel) ise kendi içlerinde problemleri var. Ülkemizdeki yozlaşma her geçen gün derinleşmekte. Bazı platformlar buna bir şekilde karşı gelebilse de yapılanlar hala çok sınırlı. Ülkemizin durumunun ne kadar kötü olduğuna dair yazılan blog yazıları buzdağının sadece görünen kısmını gösteriyor. Yozlaşma ülkenin her yerinde siyasetten, sokağa kısaca her yerde. Perde arkasında sorunlar gittikçe daha da büyümekte. Toplumun siyaseti düzeltmesi için derinden ilerleyen ve ülkenin toplumsal tüm normlarını anlayıp sorgulatacak çalışmalara ön ayak olmak gerekiyor. Bunu yapabilecek en güzel araç ise Türkiye de yaşayan insanları ortak payda da buluşturup birleştirecek bir sembolden geçmektedir.

Yeni oluşumların çıkmasına olanak sağlamak için siyasetin ve toplumun tüm kesimlerinin buna olanak sağlayıp fırsat vermesi gerekmektedir. Yoksa elimizdeki partilerle yapılan iyi veya kötü ne varsa eksik kalıyor. Bunu değiştirmek içinde tek çare toplumun kendi rahat alanından çıkıp bazı sorunların köküne inmesidir. Aksi takdir de bu yozlaşma tüm ülkeyi içten içe tüketecek.   

Seçmenlerin istedikleri partilere oy verip, toplumun daha rahat bir zeminde kendini yenileme sürecine girmesi gerekiyor. Problemler kafayı kuma gömünce yok olmaz Türkiye de yeni bir muhalefet şart AKP’ye veya başka gruplara çanak tutmayıp gerçekten iyi işler yapacak partiler ve insanlar gerekiyor. İyi insanlar; iyi işler yapmıyorlarsa yeterince iyi değiller demektir. 

Sonuç olarak siyasette iyi ve kötü ne olursa olsun. Yapılan hiçbir şey yeterli değil. Toplumun tüm kesimleri ülkedeki yozlaşmanın etkilerini hissediyor. Bu yozlaşmayı bitirecek işler yapılmadıktan sonra bir şeyin değişeceğine inanmak zor. Şu andaki siyasi aktörlerde kendi taht kavgalarınyla uğraştıklarından bu konuda çok samimi durmuyorlar. Şikayet etmek yerine daha stabil ve daha aklı başında bir yöntem ile daha farklı sonuçlar elde etmeye çalışmak en mantıklı seçenek olarak görünüyor.

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''





YAZARIN DİĞER YAZILARI