Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

Batman: Kara Şovalyenin Sinema Dünyasındaki Dönüşümü(2005-2016)

22 Mart 2016 | Güncel, Sinema


Batman'i 1989 filmiyle tanımış biri olarak yeni film gelmeden Batman'in talihi son 15 yılda nasıl değişti ona bakmak istedim. Sinema da Batman'in başına neredeyse her şey geldi. Umarım DCSU de her şey iyi yönde gelecektir.

Batman hakkında yazmak kolay değil çünkü çizgi romanlar, filmler, animasyonlar vs. bir sürü içeriğe sahip bir karakter kara şovalye. İşimi kolaylaştırmak için bu yazıyı filmler üstünden yazacağım aksi taktirde bu yazı sonsuza kadar sürebilirdi. Ben Batman’i ilk Knightfall çizgi romanının çok eski Türkçe çevirilerinden okuyarak tanıdım. Aynı zamanda Batman animated serisini sürekli izliyordum. Film olarak Tim Burton’ın 1989 da çektiği ilk karanlık Batman filmi ile tanışmıştım. Hala o filmde Batman’in ilk ortaya çıkış sahnesi ve müzeden Vicki Vale’i kurtardığı sahneler en favori sahnelerimdir.

Batman Returns de çok güzel bir film olmuştu ama J.Schumacher filmlere elini attığı son iki film açıkçası berbattı. En azından Forever biraz daha tahammül edilebilirdi. Ne de olsa o zamanlar iyi formda olan Jim Carrey ne yapıp ne edip kendini izletiyordu. Bu iki felaketin ardından Kara şovalye hem benim için hem de bir sürü fan için çizgi romanlar dışında nadasa yatmıştı. 2005 de Chris Nolan ve ekibi Batman’i yeniden keşfedene kadar 2002 den 2004’e kadar Sony Spidey ile hem yeni bir soluk getirdi hem de süper kahramanları box office ile tanıştırdı.  Bu durum DC ve WB’a zamanında cesaret vermiş olacak ki. O zamana kadar adını hiç duymadığım Chris Nolan’ı işe alıp çalışmalara başladı. Çıkan sonuç ise sinemada izlediğimde beklediğimin ötesinde bir filmdi. Açıkçası şu ana(2016 Mart) kadar yapılmış en iyi orijin ve Batman odaklı film oldu. Deadpool Orijin konusunda belli değişikliklere gitse de iki filmde karakterlerle birebir örtüşen filmler oldu.

Üstünden on yıl geçmiş olsa da Begins, insanların algısını değiştirecek kadar iyi ve kaliteli bir film. En azından benim için tam hayalimdeki Batman olmuştu. Filmde Batman’in ilk çıktığı sahnede olan korku ve hız karakteri seyirciye güzel yansıtan bir sahne olmuştu. Son sahnede görünen Joker kartı ise hepimizi şaşırtacak şeyleri göreceğimizi göstermişti. Dark Knight ise her şeyi içinde barındıran ve Batman’in suçla savaşında sembolünün(filmde) en zayıfladığı dönemde Joker için tek kişilik bir şovdu. Film o kadar iyiydi ki, Batman karakteri artık Schumacher dönemine düşemeyecek kadar yükselmişti. Jokerin motivasyonu dışında Two-Face’in doğuşu ve Harvey Dent’in düşüşü filmdeki güzel alt hikayelerdendi. Açıkçası en sevdiğim iki Batman kötüsünü aynı filmde görmek bile beni çok mutlu etmişti.

Knight dan sonra çıkan Rises üçlemeyi sadece tamamlama amacı güten bir filmdi. Üstte yazdığım gibi Batman’in imajı o kadar güçlüydü ki, ne olursa olsun eskisi gibi olmayacaktı. Bu filmin seyirci üstünde etkisi de aynen öyle oldu. Nolan kardeşler sembolün gücüne o kadar kendilerini kaptırmışlardı ki, Catwoman ve Bane gibi riskler aldı. Zaten Knight’ın sonu filmi az çok çıkmaz sokağa sürmüştü ama Nolanlar risk alarak seyirciye yeni şeyler sunmayı düşündü. Sonunda güzel ama ilk iki filmin özgünlüğünden uzak kendi başına bir film çıktı.

Nolan bu üçleme ile bir nevi geçmişte düşünülen ve daha yeni yeni hayat bulması planlanan Justice League’e olan yolu açmış oldu. Man of Steel iyi bir film olmasına rağmen içindeki bazı garipliklerle Superman’i tam olması gerektiği yere getiremedi. Bu nedenden olsa gerek ki, MOS 2 yi beklerken film Batman vs Superman oldu. Filmde kim kazanırsa kazansın kazanan Batman oldu çünkü DC ve WB eğer Justice League’e  filmleri bağlayacaksak bu Batman’i karıştırmadan olmayacak dedi. Bunun sonuçlarını ise ay bitmeden göreceğiz.

Bu arada dizilerde Arrow’u Flash oturana kadar tanıtım aracı olarak kullanan DC, Flash geliştikten sonra filmler dışında karakterlerin bir çoğunu Flash, Arrow ve Supergirl de göstermeye başladı.  Açıkçası Arrow’un ikinci sezonu başarılı olmasaydı ve filmlerde Nolan üçlemesi olmasaydı DC yeniden çizim tahtasına dönebilirdi.

Filmler açısından bakacak olursak Nolan kardeşler ve ekibi DC ve WB’u bu zamana kadar  fazlasıyla sırtladı. Beginsten önceki son filmin Batman ve Robin olması bile ne kadar yol kat edildiğini gösteriyor. 2011 deki Green Lantern daki başarısızlık ve Man of Steel’in yeterince iyi olmaması Batman olmadan bir film çekilmesini zor hale getirdi. Yazın gösterime girecek Suicide Squad’ da bile Batman’in sahnesinin olması ve Jokerin dönüşü de bu durumu daha iyi açıklıyor.

Sonuçta 2005 den sonra hem Batman’in hem de sinema tarihi belli oranda değişti. Önce orijin filmleri değişti, sonra da filmlerdeki kötü adamlar değişti. Esas talihi değişen ise yeniden Burton zamanında olduğu gibi bir sembole dönüşen Batman oldu. Ben bir Batman fanı olarak Nolan filmlerinin hepsine teşekkürü borç bilirim çünkü onlar sayesinde Batman, Grant Morrison facialarından bile etkilenmeyen ve yeniden her zaman takipçisi olan bir karaktere dönüştü.

Şimdi DC ve WB’nin işi şimdi çok daha zor çünkü oyunlar, çizgi romanlar ve animasyonlar tamamlayıcı olsa da Batman ve Superman filminde batırmamalılar. İşler yolunda giderse zaten sorun yok ama işler ters giderse umarım iyi bir B planları vardır yoksa yeniden 10 yıl önce olan şeyleri yeniden yapmak zorunda kalırlar.

 

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''





YAZARIN DİĞER YAZILARI