Nazım Yıldız Nazım Yıldız yazdı:

78'lilerin Mirasçısı Olmak

11 Eylül 2008 | Türkiye, Sol Akımlar


78’lilerin mirasçısı olmak, bedenlerindeki işkence izleri silinse de geceleri bağırarak uyanmaya devam eden ebeveynlerle koyun koyuna yaşamak…

Bir kez daha 12 Eylül… Anne-babaları 78’li şeklinde anılan insanlar, hepimiz 80 sonrasına kalmış gecikmeli çocuklarız. Taksim Meydanı’nda basın açıklaması yapan ebeveynlerimizin hemen arkasında, bir avuç insana biraz daha ses katabilmek için elimizde tenekelerle gürültü yapmaktayız. Tenekeler; kocaman, köpükten postallar ve şapkanın yanı başında. Önünde Kenan Paşa yazıyor hepsinin. 

Sinirli, damarları çatlarcasına, içine dabbe girmişçesine haykıran genç bir komiser İstiklal’e girişimizi engellemeye çalışıyor. Aslında gayet ılımlıydı da polisler, Kürtçe sloganı duyunca birden ilerlediler bize doğru. 

Çok şaşkın değiliz, biz tenekeli gençler. Biliyoruz zira;

78’lilerin mirasçısı olmak, bedenlerindeki işkence izleri silinse de geceleri bağırarak uyanmaya devam eden ebeveynlerle koyun koyuna yaşamak…

78’lilerin mirasçısı olmak, babanın hızlı yazamadığı için sekreter niyetine evladını kullandığı vakitlerde, unutulmaması gereken isimleri anımsatmak için yazdırdığı mesajlarla içlenmek…

78’lilerin mirasçısı olmak, bir önceki kuşağın 78 kahramanlarını yok saymasına alışmak…

78’lilerin mirasçısı olmak, bir önceki kuşağın kahramanlarını da çok sevmek…

78’lilerin mirasçısı olmak, Gezmiş’in sehpaya halkların kardeşliğini bağırarak gidişini unutmamak…

78’lilerin mirasçısı olmak, “Yaşasın Halkların Kardeşliği”ni farklı dillerde bağırmak gerektiğinin de farkında olmak...

78’lilerin mirasçısı olmak, Kaypakkaya’nın eserlerini de bilmek, “Çorum İlinde Sınıf Tahlilleri”ni de okumak…

78’lilerin mirasçısı olmak, polisin kendini parçalarcasına bağırmasına karşı ifadesiz bir duruşla direnebilmek…

78’lilerin mirasçısı olmak, iki taraflı dünyada her zaman üçüncü bir taraf yaratmayı denemek…

78’lilerin mirasçısı olmak, güncele bağlı isteklerden öte eski defterleri karıştırmayı, eski arzuları dindirmeyi istemek…

78’lilerin mirasçısı olmak, Marmaris’te bir duvarda güneşin soldurduğu resimler için kafayı yukarı kaldırıp parlayan o topa teşekkür etmek…

78’lilerin mirasçısı olmak, zihinlerde inceden solmakta olan çocuk bakışları hatırlamak…

78’lilerin mirasçısı olmak, sendika şubelerinde büyümek…

78’lilerin mirasçısı olmak, kimseyi yaftalamamak için susarken büyüdükçe yabancılaştığı arkadaşlarının ardından üzülmek…

78’lilerin mirasçısı olmak, hiçbir şeyin peşinden sormadan gidememek…

78’lilerin mirasçısı olmak, “Huzursuzluk diyalektiktendir” demek…

78’lilerin mirasçısı olmak, kızıla biraz da kara vurmak…

78’lilerin mirasçısı olmak, kitleler için istemek, onlar için hayal kurmak….

78’lilerin mirasçısı olmak, kitlelerden umudu kesmeden yine de onlara sırtını dayamaya korkmak…

78’lilerin mirasçısı olmak, küçük toplantılarda göğün dört bir yanından gelen ölü arkadaşların buluşmalarını izlemek –ki Metin Altıok söyler, kiminin boynundan ilmeği, kimi sile sile temizleyememiştir kanını…

78’lilerin mirasçısı olmak, gülümseyen şairlerin “Aldırma” deyişiyle hayata bağlı kalmak…

78’lilerin mirasçısı olmak, velhasıl iki gözüm, zor be… Ama onurlu bir duruşu taşımanın ağır olacağını öğrendikçe şaşırmamak, 78’lilerin mirasçısı olmak…

O kadar da ölgün görünmüyor olsak gerek, değil mi kuzum?

Nazım Yıldız Nazım Yıldız hakkında:

Yazar hakkında ilave bilgi bulunmamaktadır.