Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

24 Saat Le Mans 2017

10 Ağustos 2017 | Spor, Diğer


2017 Le Mans 24 saat sonucu olsun, sınıflar arası çekişmeler olsun çok farklı bir yarış oldu. Özellikle LMP2'lerin hem hız olarak hem de dayanıklılık olarak LMP1'leri zorlanması yarışı çok farklı bir yöne götürdü. LM24 belki de bu sene WEC'in geleceğini bile etkilemiş olabilir.

Bu sene 17-18 Haziran tarihlerinde Fransa’nın Le Mans kentinde tüm yıl Bugatti pisti kullanılan kent, sırf o hafta için Mullsane düzlüğünü de içeren La Sarthe pisti ile FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonasının en önemli ve özel ayağına ev sahipliği yaptı.

LMP1

Sınıf sınıf yarışta neler olduğuna bakarsak LMP1 sınıfında 7,8,9 numaralı Toyota T050 Hybridl'ler, 1 ve 2 numaralı Porsche 919 Hybrid’ler ve 4 numaralı Hibrit motor kullanmayan Bykolles takımının aracı vardı.

Yarış başında ve sıralama turlarında Toyota, Porsche’ye gerçek anlamda üstünlük sağladı. Hatta sıralama turlarında 7 numaralı Toyota tur rekorunu kırarak polü kazandı. Yarışın akşama kadar olan bölümünde ise 7 ve 8 numaralı Toyotal'ar, 1 ve 2. Sıra için yarışıyordu. Bu sıaralarda 1 numaralı Porsche ise yakın takipte idi. Bu sıralarda 4 numaralı Bykolles ilk turda bir LMP2 ile çarpıştığı için çoktan yarış dışı kalmıştı. 9 numaralı Toyota ise yokları oynarken 2 numaralı Porsche ise hibrit arızası yüzünden 18 tur kaybederek 54. Sıraya kadar düştü. Akşam saatlerine kadar Toyota yarışı kontrol ederken önce 8 numaralı araç S.Buemi koltuktayken hibrit arızası ile en gerilere kadar düştü. Bu sırada 7 numaralı araç yarışı kontrol ederken 1 numaralı Porsche ve 9 numaralı Toyota durumu kontrol etmeye çalışıyordu.

Gece 12-1 arasında Toyota önce vites arızası ile 7 numaralı aracını kaybetti. Daha sonra 1 numaralı aracı çok uzaktan takip eden 9 numaralı araç ise bir LMP2 ile çarpıştı ve mekanik arıza yaşayarak yarışa sadece 20 dakika sonra veda etti. Bu sırada 1 numaralı Porsche 11 turluk liderliğe sahipti. 2 numaralı Porsche yükselip GTE-Pro’lara ulaşmaya başlamıştı. 8 numara Toyota ise hibrit sistemini değiştirip GTE-Am’ler arasında yolunu bulmaya çalışıyordu.

1 numaralı Porsche en önemli rakipleri sorun yaşayınca sabaha karşı 13 tur farkla liderliğini sürdürüyordu. İkinci sırada ise o sırada Jackie Chan DC racing aracı vardı. 1 numaralı Porsche’nin bu mutluluğu ise sabah 8-9 sularında motor arızası ile son buldu. Bu sıralarda 2 numaralı araç ilk 10'a girmişti.. 8 numaralı Toyota ise LMP2’ler arasında yol bulmaya çalışıyordu.

1 numaralı Porsche Andre Lotterer direksiyonda iken yarış dışı kaldıktan sonra 2 numaralı Porsche, içinde Rebellion, Jackie Chan Jota ve Signatech Alpine  LMP2'lerini  kovalamaya başladı. Son 2 saat kala 2 numaralı Porsche Indianapolis öncesi Jackie Chan aracını geçerek liderliğe yükseldi.  Yarışta 2 numaralı Porsche Timo Berhnard, Brendan Hartley ve Earl Bamber ile yarışı kazanırken 8 numaralı Toyota ise anca 8.sırada finiş gördü.

Bence bu sene LMP1 sınıfı dayanıklılık sorunları ile hızlanan LMP2’lerin gölgesinde kaldı. Sadece 2 LMP1-H aracı yarışı en az 1 saat garajda vakit geçirerek bitirdi. Amerika’da DPii’ların yükseliişi ve hızlanan LMP2’lerin yarı maliyetten aza daha iyi sonuçlar alması fabrika takımlarını yarış boyunca pek hoş göstermedi. Bence bu maliyetleri de düşünen Porsche bu nedenlerde etkili olacaktır ki. Sene sonunda WEC’i bırakıp Formula E’ye geçecek.

Ne Porsche ne de Toyota milyon dolarlık prototiplerinin yarı maliyetlerinde olan özel takımların kullandığı LMP2’ler tarafından rezil edilmesi görüntü olarakta hoş değil. Bence bu sınıfın radikal ve biraz daha az maliyetli bir yola girmesi lazım. Yoksa 2020 de girmeyi düşünen Peugeot da seriye dönmeye bilir. Seneye Toyota’nın yanında yarışacak olan özel üreticiler ile belki biraz canlanabilir ama ileride DPi'lar LM24’e gelirse LMP1 sınıfı maliyetler yüzünden tamamen bir süreliğine sahneden ayrılabilir. Bu senenin LMP1 sınıfı için özeti dayanıksız araçlara rağmen anca kazanılan bir yarış olarak hatırlayacağım.

LMP2

Bu sene LM24 deki GTE-Pro ile birlikte yükselen sınıfı LMP2 sınıfı oldu. Yeni 600-650 HP üreten Gibson motorları ile Mullsanne da 340 km/s hızlara ulaşan LMP2’ler 2009-2010 yılında Peugeot 908’lerin hızına daha az maliyetle ulaşmış oldu. Bu sene yarış öncesi beklenti LMP1’lerde sorun olursa yarışı podyumda görme ihtimalleri olduğu idi ama bu kadarını kimse beklemiyordu.

Yarışın ilk yarısında Signatech Alpine takımı ve Rebellion takımları liderlik için yarıştılar. Akşam saatlerine doğru Rebellion takımı iki aracı ile sınıfını domine eddiyordu. Akşamdan sabaha doğru geçerken Rebellion takımı 31 numaralı Senna-Prost aracıyla arıza yaşayıp çok sınıftaki tüm iddiasını kaybetti.  Bu sıralarda Jackie Chan DC Racing’in 38 numaralı Oliver Jarvis, Thomas Lerhaunt ve O.P Tung’un koltuğundaki araç liderliğe yükselmeyi başardu. Bu sırada Signatech Alpine ve Rebellion arasıda podyum mücadelesi sürüyordu. Bu durumda son saaatlerde Signatech takımı’nın 35 numaralı aracı ile sorun yaşadı ama yine de  LMP2 podyumuna çıkmayı başardı ama genel klasman podyumunu kaçırdı. Jackie Chan DC Racing takım iseı iki aracı ile podyuma çıktı. Ve LMP2 sınıfını kazanıp 1 tur farkla LM24 galibiyetini kaçırdılar.

Bu sene LMP2 sınıfında Oreca şasileri Ligier veya Dallara gibi şasilere gerçek anlamda fark attı. En iyi başka şasi ELMS’de yarışan United Autosports takımının kullandığı Ligier şasisi oldu. Takım yarışı 5.ci sırada tamamladı. Amerika^da DPi’lara bir şey yapamayan Oreca LMP2’lerinin Fabrika LMP1’lerini dayanıklık ile son saaate kadar zorlaması gerçekten şaşırtıcı oldu. Güçlenen motorları ile LMP2 sınıfı gelecek için Amerika'daki DPi’lar ile prototip sınıfının yıldızları olacağa benziyor. Neden olmasın ki  bu iki sınıf ucuz, hızlı ve dayanıklı. Neredeyse LM24’i kazanacak kadar iyi bir sınıf.

GTE-Pro-GTE-Am

GTE-Pro sınıfı LM24 öncesi BoP da bir oynama olmadan LM24’e kadar geldi. Amerikadan Risi ve Corvette Racing’de dekleme eklenip antremanlar sonrası geçen yıl ki ikinci olan 488 GTE ile yarışan Risi Compettizione yerine sıralama turlarına kadar ortalıkta olmayan ve WEC’deki en yavaş ve yaşlı araç olan Aston Martin Vantage GTE’ye göre BoP şekillendi. Bu yüzden Ford, Ferrari ve Porsche daha da yavaşlarken Corvette ise antreman turları sonrasında yavaşlatılıp diğerleri ile aynı seviyeye geldi.

BoP’un yönetiliş biçimi bu sene daha doğru olsa da en yavaş aracı baz almak biraz ortalığı karıştırdı. Resmi ağızlar pek dillendirmese Aston Martin bu işten en karlı çıkan takım oldu. Kısaxa özetlemek gerekirse son saatlere doğru Corvette ve Porsche takımları stratejileri ile bir şey yapana kadar Aston Martin 95 numara sorun yaşayana kadar 97 numaralı Vantage ise yarışın başından itibaren hep tempoyu belirledi. Yarışın sadece son çeyrek kısmında en hızlı GTE aracı değillerdi ki. Spa’da çok geride kaldıklarını düşününce gerçekten insana çok saçma geliyor.

Yarışı 63 numaralı aracı ile son turda 3.cü bitiren Corvette ise yarışın ilk başı dışında hep potada oldu. 64 numarayı akşam saatlerinde Tommy Milner’ın Porsche virajları çıkışında spin atması ile kaybeden ekip 63 numaralı aracı ile yarışın son saatlerine kadar Porsche ve Aston Martin’le mücadele verdi. Son turlarda araçta olan IMSA da Wayne Taylor Racing DPi’ı ile harikalar yaratan Jordan Taylor’un lastiklerini tüketip lastik patlatması ile en fazla 3.cü olabildi.

Porsche ve Ford’lar ise yarış başından sonuna kadar ortalarda dolanıp durdular. Porsche son 3 saat kala bir ara lider gitmeyi başarmıştı ama son saatte ekstra lastik piti ile podyumu da kaybettiler. Yeni 911 RSR virajlarda iyi görünse de sınıfı içinde en yavaş maksimum hıza sahip olduğu için çok zorluk çekti. 92 numaralı araç akşam saatlerinde Dunlop şikanı civarında kaza yapıp yarış dışı kaldı. 91 numara ise podyumu kaybedip anca 4.cü olabildi.

Ford’ların durumu ise yarış hızı bakımından Porsche’den bile kötüydü. 4 araçlı ekip içerisinden sadece 67 numaralı araç tüm yarış içinde potada iken diğer üç araç 66, 68 ve 69 yarış boyunca geride kaldı. 67 numaralı araçta yarış boyunca çok hızlı olmasada 63 numaralı Corvette lastik patlatınca ve 91 numaralı Porsche ekstra pit yapınca ikincliği bir anda elinde buldu. Yoksa AF Corse Ferrarileri ile birlikte yarışta yokları oynadılar.

Ferrari 488 GTE’ler ise hem Avrupa’da hem de Amerika’da uzun zamandır yaşadıkları en kötü yarışı yaşadı. Yarış başında en gerideki GTE olan Risi aracı akşam saatlerine doğru gelinirken Af Corse araçlaromo geçerek yükselmeye başlamıştı. Yarışın gidşatını düşünecek olursak TDS Racing LMP2’si yarış dışı bırakmasa en azından podyuma çıkma ihtimalleri vardı. Risi'nin bu sezon Amerika’da benzer şeyler yaşadığını da düşünürsek bu kaza sezonlarının özeti oldu. Takım Road America sonrası IMSA'ya geri döneceğini açıkladı. 

AF Corse’ler ise 51 ve 71 numaralı araçları ile genelde 5 ve 7.sıralar arasında dolaştılar. WEC’de Silverstone haricinde güçlü sonuçlar alan ekip yarışın sabaha karşı olan bölümünde 51 numara ile potaya girmeye çalışsa da sonra GTE-Am Aston Martin’lerden birine çaprarak çok gerilere düştü ve sınıfını sonuncu tamamladı. 71 ise öndeki mücadeleden uzak bir yarış tamamladı.

GTE-Am de ise Ferrari 488 kullanan özel takımlar sınıflarını domine edip ilk üç sırayı aldı. Yarışın başlarında 50 numaralı Labre Corvette’i ile 98 numaralı Am sınıfı Aston Martin’i konrolü altında tutan JMW Motorsports 84 numaralı ekip Blancpain GT de Team WRT den tanıdığımız pilot ekibiyle diğer iki rakibinin kaza yapması sonucu sınıfı yarışın ortalarından itibaren hep kontrol altında tuttu ve kazandı.

55 numaralı Spirit of Race ve 62 numaralı Weathertech görünümlü geçen yıl sınıfını kazanan Scuderia Corsa ekibi podyumu tamamladı. Bu iki takımda JMW Motorsports’tan bir tur geride yarışı bitirdi. 93 numaralı Proton Porsche ve 90 numaralı Türk pilot Salih Yoluç’un kullandığı Aston Martin Vantage yarış başlarında ve geceye gelirken podyuma yakın yarışıyorlardı. Ama 90 numaralı Aston Martin sabaha karşı S.Yoluç direksiyonda iken Ford şikanları’na gelmeden spin attı ve çok gerilere düştü.

98 Numaralı Fabrika Aston Martin’i de Paul Dallana direksiyonda iken Dunlop şikanında spin attı ve araca zarar vererek gerilere düştü. 50 numaralı Labre Corvette’i e 90 numaralı Aston’un çarptığı yere yarışın ilk saatlerinde çarparak en diplere düştü.  WEC’de iyi işler yapan 54 numaralı Spirit of Rcae Ferrarisi ile 61 numaralı Clearwater Racing ise çok profili düşük bir yarış geçirdi. Genelde sınıflaırının en yavaş araçları arasında kaldılar.

Ayrıca geçen yıl IMSA’da GTD de şampiyon olan diğer 65 numaralı Scuderia Corsa ekibi de düşük profilli bir yarış geçirdi ve sabah saatlerinde dünyadaki en iyi kadın pilotlarından sayılan Christina Nielsen direksiyonda iken kaza yapıp yarışı bıraktı.

GTE-Am bu sene Ferrarilerin üstünlüğü ile bitti. Yarışın tek taraflı olmasının sebebi ise en büyük iki rakiplerinin kaza yapmasıydı ama beni en çok etkileyen ise daha Le Mans öncesi ilk defa kullandıkları 488 GTE’yi çok iyi bir pilot kadrosuna teslim ederek sınıfını rahat kazanan JMW ekibi oldu. JMW’nin ayrıca şöyle bir önemi de var. Bu sene ELMS Monza ayağında eski araç 458 GTE’nin uluslararası son galibiyetini kazanan ekip olmalarıdır.

Bence bu sene LM24 çok güzel geçti ama 2017 sonrası WEC’i zor günler bekliyor özelllikle LMP1 sınıfı gerçekten zor durumda LMP2 ve GTE sınıfları ise her geçen gün güçleniyor. GTE’ye seneye BMW M8 GTE’ler ile girecek ve Lamborghini de Huracan GTE için planlar yapıyor. Umuyorum 2018 LM24 de bu seneki kadar heyecanlı olur. 

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''





YAZARIN DİĞER YAZILARI