Mustafa Sarı Mustafa Sarı yazdı:

2018 Le Mans 24 Saat Değerlendirmesi

20 Temmuz 2018 | Spor, Diğer


2018 Le Mans 24 saat maalesef önceki yıllara nazaran sönük geçti. Maalesef bunun nedeni LMP1'de tek fabrika takımı olması ile alakalıydı. LMP1 dışında diğer kategorilerde belli sıralar için güzel bir yarış olsa da Le Mans gibi bir klasiği standart IMSA yarışları dahi seviyesinde kurtaracak bir yarış olmadı.

Bu sene maalesef senenin en fazla beklediğim yarışı olan Le Mans 24 saat çok sönük geçti. Yarışın bu kadar kötü geçmesinin en büyük nedenlerinden biri Toyota’nın LMP1’de dokunulmaz halde olmasından dolayı ilk iki sıra için gerçekçi bir mücadele olmadı. Bu da otomatik olarak yarışın seyir zevkini köreltti. Özel takım LMP1 takımları hibrit güçleri olmadığı için zaten tek turda çok zaman kaybederken buna trafikte LMP2’leri geçmekte zorlanmaları da eklenince durum daha da kötü oldu.  Ayrıca FIA ve ACO'nun reklam değerinden dolayı Toyota'yı özel takımlara karşı koruması da hiç hoş değildi. En iyi özel LMP1 takımı Rebellion yarış bittiğinde motoru düşük güçte kullanan Toyota’lardan 12 tur geride bitirmişti. Geçen yıl 1 numaralı Porsche yarış dışı kalırken arkasındaki Jackie Chan DC Racing 38 numaralı LMP2'si ile arasında 11 tur fark vardı. Bunları birlikte düşününce yarışın niye böyle geçtiğini anlamak zor olmuyor.

İşin kötüsü yarışın başında LMP2’de iyi bir yarış izlesek de sonra güvenlik araçlarının müdahalesi ile G-Drive 1 tur fark açıp LMP2’yi kazanmış oldu. Daha sonra yarış sonrası incelemede kurallara uygun olmayan bir durum bulununca G-Drive’ın LMP2 galibiyeti Signatech Alpine takımına geçti. Bu sene maalesef LMP2 dahil çok güzel bir yarışa sahne olmadı. Genelde yarış başı heyecanlıyken yarış sonuna doğru Monaco GP’sine benzedi.

GTE-Pro’da ise güvenlik aracı öncesi 91 ve 92 numaralı Porsche RSR’lar 68 numaralı Ford ile galibiyet mücadelesi verirken 92 numaralı Porsche güvenlik aracı öncesi 91 numarayı geçti. Sonra güvenlik aracı ile 1.30 dakika’ya varan bir fark elde edince zaten yarış GTE-Pro bazında bitmişti. İkincilik yarışı da 91 numaralı Porsche ve 68 numaralı Ford arasında geçti. BMW, Corvette, Aston Martin ve Ferrari’ler hiçbir zaman galibiyete oynayacak durumda olmadı. Bu yüzden 4 ve 10. Sıra arasında bir sürü güzel kapışma oldu ama GTE Pro galibiyetinden çok uzak olduğu için sadece güzel olarak kaldı. Le Mans’a kadar hiçbir pistte WEC’de galibiyet alamayan Porsche bir anda LM24’ü domine edince garip göründü. Bana Ford’un 2016’da korunduğu 2016 yılını hatırlattı. Bu sene başından beri zaten Porsche ve Ford en güçlü araçlar olarak göründüğünden sonuç normal ama BoP ile diğer markalara yaklaştırılmaması daha iyi bir yarış izlememizin önüne geçti. 

GTE-Am’de ise tüm yarış boyunca 77 numaralı Dempsey Proton Porsche’si ile 54 numaralı Spirit of Race Ferrari’si arasında geçti. Yarışın bitimine 4 saat kala Risi takımının desteklediği 85 numaralı Keating motorsport da işin içindeydi. Ama takım sahibi Keating Porsche virajlarında hata yapınca podyum şansı uçtu gitti. Spirit of Race’de ise bence bu sene Pro kategori de 52 numaralı araçta yarışması gereken Giancarlo Fisichella özellikle yarış başında ve sonunda harikalar yaratmasına rağmen daha hızlı olan 77 numaralı Porsche’yi yenemedi.

Bu sene LM24’e tüm sınıflara bakınca Fernando Alonso Toyota ile Le Mans’ı kazanırken Toyota’da ilk Le Mans galibiyetini almış oldu. FIA ve ACO’nun özel takımlara özellikle EoT’de daha da zor duruma sokması inanılır gibi değil. Toyota zaten hızlıyken dokunulmamasını sağlamak pek hoş değildi. Aynısı 70. Yılını kutlayan Porsche’yi GTE-Pro’da diğer takımlara karşı korumasını izlemekte güzel olmadı. Normalde BoP ortamı eşitlemek için kullanılırken son bir kaç sezon olduğu gibi kimin o sene daha çok reklam değeri varsa ona verilen galibiyetler olarak görüyoruz. İşin kötüsü bu WEC’de diğer serilere nazaran daha göze sokularak yapılıyor.

Mesela IMSA’da son iki yarışı global LMP2, IMSA’nın desteklediği DPI’ları yenebilirken WEC’de özel LMP1’ler Toyota’nın start dışında yanına yaklaşamıyor. Maalesef konu reklam ve eşitliği dağırma konusunda WEC, IMSA’dan çok çok geride. Bu da serinin geleceğini bence 2019 sonrası yeni kurallar gelene kadar etkileyecek. Bu durum hem prototip sınıfında hem de GT sınıfında sorun yaratacak gibi duruyor. Maalesef bu sene politik hamleler ve kötü kaliteden dolayı Le Mans 24 saat olması gerektiği gibi bir yarış olmadı.

Maalesef Juan Pablo Montoya'nın United Autosports LMP2'de Jenson Button'ın SMP takımı ile LMP1'de yarışması bile bu sene Le Mans 24 saati kurtaramadı. Hatta Fernando Alonso'nun Toyota'nın ilk galibiyetini alıp Triple Crown'a yaklaşması bile yarışın atmosferini heyecanlı kılmadı. Umarım seneye WEC araçları daha iyi dengeler ama açıkçası FIA ve ACO’nun şu anki tutumunda zor görüyorum.

Mustafa Sarı Mustafa Sarı hakkında:

Uzun ince bir yolda içinde motor,top veya tekerlek içeren sporlarla ilgili. Politik, teknolojik işleri seven biri. Unutmadan çizgi romanlara paralel evrenden bağlı bir yazar. ''İnsanlar onları değiştirecek ve sarsacak dramatik bir sembole ihtiyaç duyar. Bu sembol hem korkutucu olmalı hem de birleştirici olmalı''





YAZARIN DİĞER YAZILARI