Beklenildiği gibi başlayan ve yine aynı AKP-CHP ikiliği çerçevesinde sona eren yerel seçimlerin belki de en ilgi çekici sonucu, Artvin Hopa'yı kaybeden ÖDP'nin Hatay'ın Samandağ ilçesinde kazanması oldu.| Melis Oflas yazdı: Şiddet, Taciz, Tecavüz Üçüncü sayfa haberlerinin Türk insanının günlük yaşamında önemli bir yeri vardır. Genellikle “vah vah”lar eşliğinde okunan bu haberlerin ardından “İyi ki bizim başımıza gelmiyor böyle şeyler” denilerek dördüncü..." (25 Mart 2009) | Onurcan Enginsu yazdı: Kocaman Bir "Eğlence" Programı (2) Serdar’ın yazısının devamı olmayıp cevaben yazılmıştır.... Serdar benim de dikkatimi geçen haftalarda çeken fakat üzerinde durmadığım bir konuda güzel bir yazı yazmış, tahminen konu üzerinde durmuş olsam da yazacağım..." (23 Mart 2009) |
| Serdar Cevher yazdı: Kocaman Bir “Eğlence” Programı The Truman Show, Jim Carrey'i komedilerde izlemeye alışmış birçok sinemaseveri şaşırtan, ama birçoğunun da yine eskisi gibi sadece “gülmek” için izlediği ve çok da fazla dikkat etmediği bir filmdir. İzlememiş olanlar için..." (22 Mart 2009) | Ömer Abidinoğlu yazdı: Bekaroğlu ve Böhürler Çatışması'nın İç Yüzü Ak Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve Yeni Şafak gazetesi yazarı Ayşe Böhürler, geçtiğimiz günlerde Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Bekaroğlu'nu eleştiren bir yazı kaleme aldı...." (11 Mart 2009) |
| Çağla Cömert yazdı: Tehlikeli Oyunlar'da Kötülük Sorunu* (10 Şubat 2009) "Tehlikeli Oyunlar’ı yazdığı sıralarda, Oğuz Atay birçok olumsuzluğu peşi sıra yaşar. Sevdiği kadın onu terk eder, ilk romanı ‘Tutunamayanlar’ edebiyat çevrelerinde iyi karşılanmaz, siyasi görüşleri yüzünden..." | Haluk Kasarcı yazdı: "es gibt kein richtiges leben im falschen." (13 Ocak 2009) "Evet.. Yani hayır. Aslında benim için de, yalnızca birtakım tahminlere müsaade edecek harfler yığınından başka bir şey yok orada. Yoktu, daha doğrusu. Bambaşka bir şey yazıyor aslında. Bütün bu bıkkınlığın, her gün senin de..." |
| Melis Oflas yazdı: Seferilik Halleri (12 Kasım 2008) "Aslında basit. Yalnızca ben abartıyorum. ... Gene otobüse biniyorum. ‘holdingde çalışan adam’ kıyafetiyle bir adam biniyor birkaç durak sonra. Bilgisayarı ve iş çantasını aynı elinde tutuyor. Çünkü otobüs sıcak ve o da..." | Murat Şevek yazdı: Homo Sapiens Sapiens Acousticus (07 Haziran 2008) "Yeni dönemler bunlar. Henüz yeni bir adla anılmıyor gerçi ancak yine de gözlerimizin önünde net bir çizgi çekildi “önce” ile “şimdi” arasına… ... Çevresini değiştiren insan zamanı da geçti. Hala çevreyi değiştiren..." |
Kara beneklerden kaçış yok!
Eleştiri yazısı yazmak için sahip olunması gereken birincil niteliğin, “eleştirisi yapılacak meselenin üzerinde kesin hakimiyet bulunması” olduğu doğrudur. Bu sebepten okuyacak olduğunuz yazının bir eleştiri yazısından ziyade dostane bir fikir beyanı olduğunu belirtmek isterim. Zira fikrimi sunacağım “mizah” konusunda, yetkinlikten ziyade takipçiliğim söz konusu yalnızca.
Herhalde hepimiz ilkokulda önemli bir günde şiir okuduk ya da okuyanı gördük, bunu sadece kendi yaş grubum için söylemiyorum, siteyi okuyanlar arasında otuzlu yaşlarının ortasında insanların olduğunu da biliyorum, onlar da gördü. Hatta kendimi biraz sıkarsam diyebilirim ki rahmetli dedem de şiir okumuştur ilkokulda… Ya sene sonu müsamerelerinde, ya okuma bayramında ya da resmi tatil olan bir günde illa ki birileri çıkıp şiir okudu çünkü. Hiç okunmadıysa bile İstiklal Marşı’nın şu kadar kıtası ezberlenecek dendi, oturup ezberlendi, derste Mehmet Akif...
-Kahve de bisküvi de bitmiş, çıkıp almak lazım…